İçeriğe geç
AC

İstinaf ve Temyiz Başvurusu: Süre, Şekil ve Dilekçenin Verileceği Yer

27 Mayıs 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 84 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

Ceza yargılamasında kanun yolu başvurusu, hükmün içeriğine ilişkin bir tartışmadan önce sıkı bir usul sınavıdır. Süresinde yapılmayan ya da yanlış yere verilen başvuru esasa girilmeden reddedilir ve hüküm kesinleşir. Bu nedenle kararın açıklandığı gün, başvurunun içeriğinden önce takvimi kurmak gerekir.

Süre Ne Zaman Başlar?

İstinaf başvurusu için Ceza Muhakemesi Kanunu yedi günlük bir süre öngörmüştür. Sürenin başlangıcı, hükmün sanığın yüzüne karşı açıklanıp açıklanmadığına göre değişir: yüze karşı açıklanmışsa tefhim tarihinden, yokluğunda verilmişse gerekçeli kararın tebliğinden itibaren işler. Duruşmada kısa karar açıklanırken kanun yolunun, süresinin ve merciinin doğru bildirilmemiş olması hâlinde bu durum başvuru hakkı yönünden ayrıca değerlendirilir. Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi ise ayrı bir süreye tabidir ve kararın tebliğinden itibaren hesaplanır.

Dilekçe Nereye Verilir?

Uygulamadaki en yaygın merci hatası, istinaf dilekçesini doğrudan bölge adliye mahkemesine veya temyiz dilekçesini doğrudan Yargıtay'a göndermektir. Kural olarak başvuru, hükmü veren mahkemeye verilen dilekçeyle ya da zabıt katibine yapılan beyanın tutanağa geçirilmesiyle yapılır. Tutuklu veya hükümlü kişiler bakımından Kanun ayrı bir kolaylık öngörmüştür: ceza infaz kurumu müdürüne yapılan beyan veya verilen dilekçe, mahkemeye verilmiş sayılır ve süre bu tarihte korunur. Bu imkânın bilinmemesi, tutuklu dosyalarında telafisi güç kayıplara yol açar.

Süre Tutum Dilekçesinin İşlevi

Gerekçeli karar henüz yazılmamışken süre işlemeye başlamışsa, başvuru sebeplerini sonradan bildirmek üzere süresi içinde başvuru iradesi ortaya konabilir. Bu yöntemle hak korunur, ayrıntılı gerekçeler gerekçeli kararın tebliğinden sonra ek dilekçeyle sunulur. Yalnızca süre tutum dilekçesi verilip ek dilekçe hiç sunulmazsa, inceleme sınırlı kalabilir; bu nedenle takvime ikinci bir kontrol tarihi işlenmelidir.

Her Karar Kanun Yoluna Açık Değildir

  • Belirli miktarın altındaki adli para cezalarına ilişkin hükümler bakımından kanunda kesinlik sınırları öngörülmüştür; bu sınırlar mevzuatta güncellenmektedir ve karar tarihindeki hâline göre kontrol edilmelidir.
  • Bölge adliye mahkemesinin bazı kararları, suçun türü ve verilen cezanın niteliğine göre temyiz denetimi dışında bırakılmıştır.
  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı öngörülen denetim yolu, olağan kanun yolundan farklı işler.

Süre Kaçırılmışsa Kalan Seçenekler

  1. Eski hâle getirme: kusuru olmaksızın süreyi kaçıran kişi, engelin kalkmasından itibaren kısa bir süre içinde talepte bulunabilir; talep, başvuru dilekçesiyle birlikte sunulmalıdır.
  2. Kanun yararına bozma: kesinleşmiş kararlardaki hukuka aykırılıklar için başvurulabilecek olağanüstü yoldur; Adalet Bakanlığı kanalıyla işletilir.
  3. Yargılamanın yenilenmesi: yeni delil veya kanunda sayılan özel hâllerin varlığında gündeme gelir.
  4. Bireysel başvuru: olağan kanun yolları tüketildikten sonra, Anayasa Mahkemesi'ne otuz günlük süre içinde yapılabilir.

Bu bilgiler genel çerçeveyi anlatmak içindir; hükmün türü, tebliğ biçimi ve dosyanın aşaması süreleri ve başvuru yollarını değiştirebileceğinden, karar açıklandığı anda bir hukukçuyla değerlendirme yapılması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla