Koruma tedbirlerine karşı yapılan itirazların önemli bir kısmı esasa girilmeden sonuçsuz kalır; çünkü itiraz yanlış mercie yöneltilir veya süresi içinde yapılmaz. Ceza muhakemesinde tedbirin türü, soruşturma ya da kovuşturma aşamasında bulunulması ve kararı veren merci, itiraz yolunu birlikte belirler. Bu rehber görev ve süre denetimine odaklanır.
Aşama Belirlemeden İtiraz Yazılmaz
Soruşturma evresinde tutuklama, adli kontrol, arama, el koyma ve iletişimin denetlenmesi gibi tedbirlere ilişkin kararlar kural olarak sulh ceza hâkimliğince verilir. Kovuşturma başladıktan sonra ise davaya bakan mahkeme yetkilidir. İddianame kabul edildikten sonra hâlâ sulh ceza hâkimliğine yapılan itirazlar, uygulamada en sık rastlanan görev hatasıdır ve dosyanın gönderilmesiyle geçen süre şüpheli ya da sanık aleyhine işler.
Süre ve Başvurunun Yöneltileceği Yer
CMK kapsamında itiraz, kararın öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde yapılır. Dilekçe, itiraz edilecek kararı veren mercie verilir. Bu merci itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı incelemeye yetkili mercie gönderir. Doğrudan üst mercie verilen dilekçelerde de süre korunmakla birlikte, dosyanın gecikmesi özellikle tutukluluk dosyalarında somut zarar doğurur. Tutukluluk halinin belirli aralıklarla resen incelenmesi ise itiraz hakkını ortadan kaldırmaz; ikisi ayrı denetim mekanizmalarıdır.
Tedbire Göre Değişen İtiraz Ekseni
- Tutuklama: kuvvetli suç şüphesinin somut delillerle ortaya konulup konulmadığı ve tutuklama nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği
- Adli kontrol: tedbirin ölçülülüğü ve kişinin ekonomik durumu ile bağdaşırlığı
- El koyma: kararın hâkim kararına dayanıp dayanmadığı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde sonradan onay alınıp alınmadığı
- Arama: arama kararının kapsamı ve kapsam dışına çıkılıp çıkılmadığı
- Şirket yönetimine kayyım atanması gibi ağır tedbirlerde ölçülülük ve süre sınırının denetimi
Dilekçede Yapılan Tipik Hatalar
- Kararın tarih ve numarasının yazılmaması nedeniyle hangi karara itiraz edildiğinin anlaşılamaması.
- Yalnızca soyut biçimde masumiyet karinesine dayanılması; tedbirin koşullarına ilişkin somut değerlendirme yapılmaması.
- Dosyada kısıtlama kararı varken bu kararın ayrıca hedef alınmaması.
- Müdafiin yetkisini gösteren belgenin eklenmemesi.
- Aynı gerekçeyle kısa aralıklarla tekrarlanan itirazlar; yeni bir olgu gösterilmediğinde etkisiz kalır.
İnfaz Aşamasıyla Karıştırmamak
Cezanın infazına ilişkin işlemler koruma tedbirlerinden ayrı bir rejime tabidir ve 5275 sayılı Kanun kapsamında infaz hâkimliği tarafından denetlenir. Tutukluluk ve infaz süreçlerinin birbirine karıştırılması, dilekçenin yetkisizlik nedeniyle reddiyle sonuçlanır.
Her dosyanın delil durumu ve tedbirin gerekçesi farklıdır; itirazın hangi noktaya odaklanacağı buna göre belirlenir. Süre kısa olduğundan, kararın tebliğ edildiği gün müdafi ile birlikte dosya incelemesi yapılması önerilir.