Koruma tedbirlerine yönelik itirazlarda başarı, çoğu zaman yeni bir delil sunmaktan değil, mevcut dosyadaki eksikliği doğru biçimde göstermekten geçer. CMK kapsamındaki tedbirler kural olarak kısa süreli ve tartışmaya açık kararlardır; itiraz mercii önündeki inceleme ise dar bir zaman diliminde yapılır. Bu yüzden itiraz dilekçesinin hedefi çok net olmalıdır.
İtirazın Konusu: Şüphe mi, Ölçülülük mü, Usul mü?
Uygulamada dilekçelerin çoğu üç başlığı birbirine karıştırır. Oysa itiraz, kuvvetli suç şüphesinin bulunmadığına, tedbirin ölçülü olmadığına veya kararın usulüne uygun verilmediğine yönelebilir. Her biri farklı delil gerektirir: şüphe tartışması dosya içeriğine, ölçülülük tartışması kişisel duruma, usul tartışması ise karar ve tutanaklara dayanır.
- Sorgu ve ifade tutanaklarında müdafi hazır bulunma kaydının incelenmesi
- Kararın gerekçesinin somutlaştırılıp somutlaştırılmadığının denetlenmesi
- Arama ve el koyma işlemlerinde karar ve tutanak uyumunun kontrolü
- Adli kontrolün neden yetersiz görüldüğünün kararda tartışılıp tartışılmadığı
- Sabit ikamet, çalışma ve sağlık durumunu gösteren belgeler
Süre: Yedi Gün ve Sonrası
Kararlara itiraz kural olarak öğrenme veya tebliğden itibaren yedi gün içinde yapılır. Ancak tutukluluğun devamına ilişkin değerlendirmelerin belirli aralıklarla yeniden yapılması gerektiğinden, bu süre kaçırıldığında da tahliye talebi yoluyla inceleme sağlanabilir. Yine de ilk itirazın süresinde yapılması, dosyaya usuli itirazın erkenden kaydedilmesi bakımından değerlidir.
El Koyma ve Mal Varlığı Tedbirlerinde Ayrı Strateji
- Tedbirin kapsamına giren mal varlığının suçla bağlantısı sorgulanır.
- Üçüncü kişilere ait değerler için iyi niyet ve mülkiyet belgeleri sunulur.
- Tedbirin ailenin geçimini imkânsız kılan sonuçları belgelendirilir.
- Kısmi kaldırma talebi, tümden kaldırma talebine alternatif olarak yazılır.
Hükümlülük Aşamasına Uzanan Etki
Soruşturma sırasındaki usule aykırılıklar kayda geçirilmediğinde, sonraki aşamalarda ileri sürülmeleri güçleşir. İnfaz aşamasında 5275 sayılı Kanun kapsamındaki değerlendirmelerde de dosyadaki tutanakların içeriği belirleyici olabilir. Bu nedenle itiraz dilekçesi yalnızca anlık sonucu değil, dosyanın ilerideki seyrini de gözeterek yazılmalıdır.
Yukarıdaki değerlendirme genel niteliktedir ve her dosyanın kendi içeriğine göre farklı sonuçlar doğar. Özgürlüğü kısıtlayan bir tedbirle karşılaşıldığında süre çok kısa olduğundan, dosya örneğiyle birlikte vakit kaybetmeden bir ceza avukatına başvurulması gerekir.