İddianamenin kabulüyle birlikte dosya kovuşturma aşamasına geçer ve bu andan itibaren mahkemenin görevi ile yetkisi ayrı ayrı sorgulanabilir hâle gelir. Bu iki kavramın karıştırılması, sanık müdafiinin en sık düştüğü usul hatalarından biridir.
Görev ile Yetki Karıştırılmamalı
Görev, hangi tür mahkemenin davaya bakacağını; yetki ise hangi yer mahkemesinin bakacağını ifade eder. Aradaki fark sonuçları bakımından belirleyicidir: görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve kovuşturma evresinde her aşamada resen dikkate alınır, buna karşılık yetki itirazı belirli bir zaman diliminde ileri sürülmezse dinlenmez.
Ağır Ceza mı, Asliye Ceza mı?
5235 sayılı Kanun, ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda ağır ceza mahkemesini görevli kılar; kanunda ayrıca ağır ceza mahkemesine bırakılan suç tipleri de vardır. Bunun dışında kalan işlere asliye ceza mahkemesi bakar. Görev değerlendirmesinde dikkat edilecek noktalar:
- Ölçüt, iddianamedeki nitelendirmeye göre öngörülen ceza üst sınırıdır; verilecek somut ceza değil.
- Yargılama sırasında suç vasfı değişirse görevsizlik kararı verilebilir.
- Bağlantılı davalarda birleştirme, görevli mahkemeyi değiştirebilir.
- Bazı suç tipleri için kanunda özel görev kuralları öngörülmüştür.
Yetki İtirazının Zamanı
Ceza yargılamasında yetki kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesine aittir; teşebbüs ve zincirleme suç gibi hâllerde kanun ayrı ölçütler getirmiştir. Sanığın yetkisizlik iddiası, iddianamenin kabulünden sonra ve en geç ilk duruşmada sorgudan önce ileri sürülmelidir. Bu an geçtikten sonra yapılan yetki itirazı reddedilir ve dosya bulunduğu mahkemede görülmeye devam eder. Burada kaybedilen, sanığın delillerine ve tanıklarına coğrafi olarak yakın bir yargılama imkânıdır.
Kanun Yolu Süreleri
Hükümden sonraki aşamada süreler daha da kısalır ve bu süreler hak düşürücüdür:
- İstinaf başvurusu, hüküm yüze karşı açıklanmışsa açıklanmadan, yokluğunda verilmişse tebliğden itibaren yedi gün içinde yapılır.
- Temyiz süresi ise bölge adliye mahkemesi kararının açıklanması veya tebliğinden itibaren on beş gündür.
- Süresinde verilen dilekçede gerekçe hemen yazılmamışsa, gerekçeli kararın tebliğinden sonra ek süre içinde tamamlanabilir.
Süre kaçırıldığında eski hâle getirme talebi ancak kanunda sayılan sınırlı sebeplerin varlığında sonuç verir; bu istisnaya güvenmek riskli bir tercihtir.
Not
Ceza dosyalarında usul, çoğu zaman esasa ulaşmanın ön koşuludur. Duruşma tarihinizi, hükmün açıklandığı günü ve tebliğ tarihini kayıt altına alıp müdafiinizle birlikte takvim kurmanız, hak kaybının en etkili panzehiridir.