İddianamenin kabulüyle birlikte dosya, soruşturmanın dağınık yapısından çıkıp duruşma disiplinine girer. Bu geçiş anında yapılan en maliyetli hata, savunmanın ispat planını ilk oturuma bırakmasıdır. 5271 sayılı CMK'nın tanıdığı talep ve itiraz yolları, esas hakkında savunma yapılmadan çok önce kullanılmaya başlanmalıdır.
Dosyayı İddia Unsurları Üzerinden Haritalamak
Kovuşturma başlarken iddianamedeki her cümle, karşılığında bir delil olup olmadığına göre işaretlenmelidir. Böylece hangi unsurun tanık beyanına, hangisinin belgeye, hangisinin ise yalnızca değerlendirmeye dayandığı görünür hâle gelir. Yalnızca değerlendirmeye dayanan unsurlar, savunmanın ilk hedefidir; çünkü bunlar karşı delille değil, ispat yükü tartışmasıyla çürütülür.
Delil Toplama Taleplerini Zamanında Vermek
Kayıtların saklanma süresi sınırlı olduğundan, geç verilen talep fiilen sonuçsuz kalır. Öncelik sırası genellikle şöyle kurulur:
- Silinme ihtimali yüksek kayıtlar için derhâl muhafaza talebi
- Üçüncü kişilerin elindeki belgeler için müzekkere talebi
- Tanıkların isim ve adresleriyle birlikte bildirilmesi
- Teknik inceleme gereken hâllerde rapor talebi
- Dosyadaki mevcut raporlara karşı somut itiraz noktalarının yazılması
Ara Kararlara Karşı İtiraz Refleksi
Tutuklamaya, adli kontrole veya delil taleplerinin reddine ilişkin ara kararlar, esas hükmü beklemeden ayrı bir hatta tartışılır. Bu itirazlar yalnızca sonucu değiştirmek için değil, dosyaya savunmanın hangi noktada engellendiğini kayda geçirmek için de önemlidir. Reddedilen bir delil talebinin gerekçesiyle birlikte tutanağa geçmesi, kanun yolu aşamasında dayanak oluşturur.
Hukuka Aykırı Delil Tartışmasını Kurmak
Bir delilin içeriğine değil, elde edilme biçimine yönelen savunma ayrı bir teknik gerektirir. Burada aranan, delilin hangi işlemle, hangi izinle ve hangi tarihte elde edildiğinin dosyadan izlenebilmesidir. Zincirdeki bir halkanın belgesiz kalması, o delilin değerlendirilmesine ilişkin tartışmayı somutlaştırır. Bu itiraz, esas hakkındaki mütalaaya cevap aşamasına bırakılmamalıdır.
Uzlaştırma Kapsamı ve Duruşmayı Sürdürme Kararı
Suç tipi uzlaştırma kapsamındaysa, bu yolun değerlendirilmesi savunmanın stratejik tercihidir. Karar verilirken yalnızca cezanın akıbeti değil, tazminat riski, kayıt sonuçları ve infaz rejimine ilişkin sonuçlar birlikte düşünülmelidir; 5275 sayılı Kanun'un infaz aşamasına ilişkin sonuçları, duruşmayı sürdürme kararını doğrudan etkileyebilir. Uzlaşma tercih edilmiyorsa bu tercihin nedeni de dosyada tutarlı bir savunma çizgisiyle desteklenmelidir.
Yukarıdaki sıralama tipik bir kovuşturma akışını tarif eder; her dosyanın delil yapısı ve isnadı farklıdır. Somut olayda hangi talebin hangi oturumda verileceği, dosyanın bütünü görülmeden belirlenmemelidir.