Ceza yargılamasında itiraz, temyiz ve istinaf birbirinin yerine kullanılabilecek kavramlar değildir. CMK, TCK ve 5275 sayılı Kanun ekseninde kovuşturma aşamasında verilen kararların bir kısmı itiraza, bir kısmı kanun yoluna tabidir; yanlış yolun seçilmesi başvurunun esasına girilmeden reddine yol açar.
Hangi Kararlar İtiraza Tabidir
Kural olarak hakim kararları ile kanunun açıkça öngördüğü mahkeme kararlarına itiraz edilebilir. Tutuklama, tutukluluğun devamı, adli kontrol, elkoyma ve arama gibi koruma tedbirlerine ilişkin kararlar bu kapsamdadır. Buna karşılık hükmün kendisi, yani mahkumiyet veya beraat kararı itiraz değil istinaf yoluyla denetlenir. Hükümle birlikte verilen bazı ek kararlar ise ayrı bir rejime tabidir.
Süre ve Başvurunun Yöneltileceği Yer
- İtiraz süresi kural olarak kararın öğrenilmesinden itibaren yedi gündür
- Dilekçe, kararı veren mercie verilir
- Karar merci itirazı yerinde görürse kendisi düzeltir, görmezse dosyayı itiraz merciine gönderir
- Tutuklu işlerde başvuru, ceza infaz kurumu müdürlüğüne verilerek de yapılabilir
- Süre tutum dilekçesi verilip gerekçe sonradan sunulabilir
Uygulamada en çok karşılaşılan hata, dilekçenin doğrudan üst mercie gönderilmesi ve bu sırada sürenin dolmasıdır. Başvurunun kararı veren mercie yöneltilmesi, sürenin korunması bakımından belirleyicidir.
Görev ve Yetki Tartışmasının Doğru Zamanı
Mahkemenin görevli olmadığı iddiası, kovuşturma evresinde belirli bir aşamaya kadar ileri sürülebilir; ancak ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren işlerde görevsizlik her aşamada gözetilir. Yetki itirazı ise ilk delil toplanmasına kadar ileri sürülmelidir; geç yapılan yetki itirazı dinlenmez. Bu nedenle iddianamenin kabulünden hemen sonra görev ve yetki analizinin yapılması, savunma planının ilk adımıdır.
Usule Aykırı İşlemin Sonuca Etkisi
Hukuka aykırı yöntemle elde edilen bulgular hükme esas alınamaz. Bu nedenle arama, elkoyma ve iletişimin denetlenmesi tedbirlerinin hangi kararla, hangi kapsamda ve hangi tarihte uygulandığı savunma tarafından ayrıca incelenmelidir. Tanığın usulüne uygun çağrılmaması, bilirkişi raporuna karşı beyan hakkı tanınmaması veya sanığın son sözünün alınmaması gibi eksiklikler, esasa ilişkin tartışmadan bağımsız olarak kanun yolunda ileri sürülebilecek noktalardır.
Dosyayı İtiraza Hazırlamak
İtiraz dilekçesi kararın gerekçesine cevap vermelidir. Kararın hangi vakıayı eksik değerlendirdiği, dosyada hangi belgeye rağmen aksi sonuca varıldığı ve talebin ne olduğu açık biçimde yazılmalıdır. Yeni bir delil sunulacaksa, bunun neden daha önce sunulamadığı da belirtilmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; suçun niteliği, sanığın durumu ve dosyanın aşaması izlenecek yolu değiştirdiğinden, karar tebliğ edilir edilmez bir ceza hukukçusuyla görüşülmesi önerilir.