İçeriğe geç
AC

Kovuşturma Aşamasında Süreler ve Görevli Ceza Mahkemesi

14 Haziran 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 107 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Soruşturmanın sona ermesiyle dosyanın muhatabı da değişir. CMK, TCK ve 5275 sayılı Kanunun birlikte işlediği bu aşamada, dilekçenin yanlış mercie verilmesi ya da kanun yolu süresinin kaçırılması telafisi güç sonuçlar doğurur. Bu rehber, kovuşturma aşamasının merci ve takvim haritasını ele alır.

İddianamenin Kabulüyle Değişen Muhatap

İddianamenin mahkemece kabulüyle kovuşturma başlar ve dosyanın muhatabı savcılık değil mahkeme olur. Bu aşamadan sonra savcılığa verilen talep dilekçeleri, mahkemeye gönderilene kadar sonuç doğurmaz. Delil toplanması, tanık dinlenmesi, bilirkişi incelemesi ve tutukluluğa ilişkin talepler kovuşturmayı yürüten mahkemeye yöneltilir.

Görevli Mahkemeyi Belirleyen Ölçüt

Ceza yargısında görev, iddianamede yer alan sevk maddelerinin öngördüğü cezanın üst sınırına göre belirlenir; ağırlaştırılmış ceza gerektiren suçlar ağır ceza mahkemesinin, diğerleri kural olarak asliye ceza mahkemesinin alanındadır. Ayrıca çocuk mahkemeleri ve belirli suç tipleri için öngörülmüş özel görevli mahkemeler bulunur. Görev kuralları kamu düzenindendir; mahkeme yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetir ve gerekirse görevsizlik kararı verir.

Yetki: Suçun İşlendiği Yer

Ceza yargılamasında yetki kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesine aittir. Teşebbüs hâlinde son hareketin yapıldığı yer, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği yer gibi ölçütler ayrıca uygulanır. Bilişim yoluyla işlenen suçlarda yer tespiti tartışmalı olabildiğinden, yetki itirazının hangi aşamada ileri sürüldüğü önem taşır.

Kanun Yolu Süreleri ve Dilekçenin Verileceği Yer

Hükmün açıklanmasından sonra takvim hızla işler. Uygulamada dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

  1. İstinaf başvurusu, hükmün açıklanmasından itibaren kanunda öngörülen kısa süre içinde yapılır; yüzüne karşı açıklanan hükümlerde süre açıklama anından işlemeye başlar.
  2. Başvuru dilekçesi, hükmü veren mahkemeye verilir; doğrudan bölge adliye mahkemesine gönderilen dilekçe zaman kaybına yol açar.
  3. Süre tutum dilekçesi verilmişse, gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra ayrıntılı gerekçelerin sunulması gerekir.
  4. Temyiz yolu açık olan hükümlerde ise ayrı bir süre ve ayrı bir inceleme mercii söz konusudur.

İnfaza İlişkin Talepler Ayrı Kanaldır

Hüküm kesinleştikten sonra doğan uyuşmazlıklar 5275 sayılı Kanun kapsamındadır ve infaz hâkimliğinin görev alanına girer. Koşullu salıverilme, denetimli serbestlik ve ceza infaz kurumu işlemlerine ilişkin şikâyetlerin yargılamayı yapan mahkemeye yöneltilmesi, sonuçsuz kalan yaygın bir hatadır.

Yukarıdaki çerçeve tanıtıcı niteliktedir; isnat edilen suçun türü, dosyanın aşaması ve sanığın kişisel durumu izlenecek yolu değiştirir. Ceza yargılamasında süreler istisnasız kısa olduğundan, duruşma öncesinde ve karar sonrasında gecikmeksizin hukuki destek alınması gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla