İddianamenin kabulüyle soruşturma sona erer ve kovuşturma başlar. Bu geçiş, savunma açısından yalnızca aşama değişikliği değil, usul kurallarının ve sürelerin tümüyle farklılaştığı bir eşiktir. CMK'nın duruşma düzenine ilişkin hükümleri, hangi talebin hangi anda ileri sürülmesi gerektiğini belirler; zamanında yapılmayan talep çoğu kez sonraki aşamada telafi edilemez.
İddianamenin Kabulünden Sonraki İlk Kontroller
İddianame ve duruşma günü sanığa usulüne uygun tebliğ edilmelidir; çağrı kâğıdının tebliği ile duruşma günü arasında kanunun öngördüğü asgari sürenin bulunmaması, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur. Bu aşamada yapılacak ilk iş, dosyanın tümünün incelenerek soruşturma sırasında toplanmayan delillerin listelenmesidir. Tanık dinletme, bilirkişi incelemesi ve keşif talepleri ilk oturumda dosyaya girmelidir.
Duruşma Sırasında Tutanağa Geçmeyen Kaybolur
- Reddedilen delil talepleri, ret gerekçesiyle birlikte tutanağa yazdırılmalıdır
- Hukuka aykırı elde edildiği düşünülen delile karşı itiraz, o delilin okunduğu oturumda ileri sürülmelidir
- Tanık beyanları arasındaki çelişkiler, karşılaştırmalı sorgu talebiyle o oturumda ortaya konmalıdır
- Duruşmaya katılamama hâlinde mazeret dilekçesi belge ekiyle önceden sunulmalıdır
Tutuklu Dosyalarda Ayrı Takvim
Tutukluluk hâlinde koruma tedbirine ilişkin inceleme belirli aralıklarla resen yapılır; ancak sanık veya müdafi her aşamada tahliye talebinde bulunabilir ve tutukluluğun devamına ilişkin kararlara karşı itiraz yoluna gidebilir. İtiraz süresi, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren işler. Tutukluluk süresinin kanuni azami sınırının takibi ayrı bir kontrol satırı olarak tutulmalıdır.
Hüküm Aşaması ve Kanun Yolu
Hükmün açıklanmasıyla birlikte istinaf süresi işlemeye başlar. Duruşmada hazır bulunan taraf için süre tefhimle, hazır bulunmayan için tebliğle başlar; bu ayrımın karıştırılması en yaygın hak kaybı sebebidir. Başvurunun süresinde yapılıp gerekçenin sonradan sunulması mümkündür, ancak gerekçesiz başvuruların sonuç alma ihtimali düşüktür. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da erteleme gibi kurumların uygulanmasına ilişkin talepler, karar öncesinde açıkça beyan edilmelidir.
İnfaz Aşamasının Baştan Planlanması
Verilecek ceza miktarı ve suç türü, 5275 sayılı Kanun kapsamındaki koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hesaplarını doğrudan etkiler. TCK'nın cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin hükümlerinin dosyada nasıl uygulanacağı, savunma stratejisinin başında öngörülmelidir; böylece esasa ilişkin savunma ile ceza miktarına yönelik talepler birbirini zayıflatmadan kurulabilir.
Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Suçun niteliği, dosyadaki delil durumu ve yargılamanın bulunduğu aşama izlenecek yolu değiştirir; ceza yargılamasındaki süreler kısa ve kesin olduğundan savunmanın bir hukukçu eşliğinde yürütülmesi gerekir.