Soruşturma evresinde yapılan işlemlerin çoğu geri alınamaz. Bu evrede toplanan veya toplanamayan delil, kovuşturmanın tamamına yön verir. CMK'nın çizdiği çerçevede şüpheli, müşteki ve mağdur bakımından tanınan haklar süreye ve usule bağlıdır; bu nedenle hangi merciye, hangi aşamada, hangi talebin yöneltileceğinin baştan belirlenmesi gerekir.
Görev sorunu neden erken gündeme gelir
Görevli mahkemenin belirlenmesi kural olarak iddianamenin kabulüyle netleşse de, soruşturma sırasında yapılan koruma tedbiri taleplerinde hangi hâkimliğin karar vereceği baştan doğru saptanmalıdır. TCK'da düzenlenen suçun nitelendirilmesi değiştikçe görevli yargı yeri de değişebilir; niteleme tartışmalı ise talep dilekçesinde alternatif değerlendirme açıkça belirtilmelidir. Yanlış merciye yöneltilen talep, süre işlemeye devam ederken zaman kaybına yol açar.
Delilin toplanma anı ile değeri arasındaki bağ
Kamera kayıtları, iletişim verileri, sağlık kayıtları ve olay yeri tespitleri zamanla erişilemez hâle gelir. Bu nedenle delil talebi, delilin kaybolma hızına göre sıralanmalıdır. Talep dilekçesinde delilin nerede bulunduğu, kimde olduğu ve neden ivedi olduğu somut şekilde yazılmazsa, talebin karşılanma ihtimali düşer.
- Kaybolma riski yüksek kayıtlar için öncelikli talep yazılır.
- Her talep, dosyadaki hangi iddiayı aydınlatacağıyla birlikte açıklanır.
- Reddedilen talepler gerekçesiyle birlikte ayrı bir listede tutulur.
- Kovuşturma aşamasında yenilenecek talepler baştan işaretlenir.
Usule aykırılığın iki yüzü
Hukuka aykırı yöntemle elde edilen delilin hükme esas alınamaması, savunma açısından güçlü bir dayanaktır. Ancak aynı hassasiyet, tarafın kendi sunduğu delil bakımından da geçerlidir: elde etme biçimi tartışmalı bir kayıt dosyaya girdiğinde, hem değeri tartışılır hem de ayrı bir sorumluluk doğurabilir. Bu nedenle delilin elde edilme yöntemi, dosyaya konmadan önce ayrıca değerlendirilmelidir.
İfade ve beyan yönetimi
Soruşturmada alınan ilk beyan, sonraki tüm aşamalarda karşılaştırma ölçütü olur. Beyanlar arasındaki uyumsuzluk, esasa ilişkin haklı bir savunmayı bile zayıflatır. Bu sebeple beyan verilmeden önce dosya kapsamının bilinmesi, tutanakların dikkatle okunması ve düzeltme taleplerinin tutanağa geçirilmesi gerekir.
İnfaz boyutunun baştan hesaba katılması
5275 sayılı Kanun kapsamındaki infaz rejimi, verilecek kararın pratik sonucunu belirler. Soruşturma stratejisi kurulurken yalnızca beraat ihtimali değil, olası mahkûmiyetin infaz açısından doğuracağı sonuçlar da hesaba katıldığında, talep ve savunma planı daha gerçekçi kurulur.
Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir ve somut bir dosyanın değerlendirmesi yerine geçmez. Soruşturma evresindeki her işlemin geri dönüşü güç sonuçlar doğurabildiği için, sürecin başında hukuki yardım alınması önem taşır.