İçeriğe geç
AC

Kovuşturma Aşamasında Ara Kararlara İtiraz ve Usul Hatalarının Kaydı

28 Mayıs 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 82 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Ceza yargılamasında sonucu belirleyen tartışmaların önemli bir kısmı, hüküm anında değil duruşma boyunca verilen ara kararlarda şekillenir. Zamanında dile getirilmeyen bir usul itirazı, ilerleyen aşamalarda ileri sürülse bile aynı etkiyi doğurmayabilir.

İtiraz ile Kanun Yolunu Ayırmak

Ceza Muhakemesi Kanunu, hakim ve mahkeme kararlarına karşı itiraz yolunu düzenler; hükme karşı ise istinaf ve temyiz söz konusu olur. Ara karara itiraz edilmesi gereken yerde kanun yolu beklenmesi, tedbirin uzun süre yürürlükte kalması sonucunu doğurur. Bu nedenle her ara kararda önce şu soru yanıtlanmalıdır: bu karar bağımsız olarak itiraza tabi mi, yoksa hükümle birlikte mi denetlenecek?

Tutanağa Geçmeyen İtiraz Yok Sayılır

Duruşmada sözlü olarak dile getirilen bir itirazın tutanağa yazılması istenmelidir. Tutanak, sonraki aşamalarda usul tartışmasının tek dayanağıdır. Talebin reddedilmesi hâlinde ret gerekçesinin de tutanağa geçirilmesi, ilerideki denetim bakımından önemlidir.

En Sık Karşılaşılan İtiraz Konuları

  • Tutukluluğun devamı ve adli kontrol tedbirlerinin ölçüsüzlüğü
  • Delil toplanması talebinin gerekçesiz reddi
  • Tanığın dinlenmemesi veya yüzleştirme yapılmaması
  • Bilirkişi raporundaki eksik ve çelişkili tespitler
  • Hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delilin dosyada tutulması
  • Ek savunma hakkı verilmeden nitelendirmenin değiştirilmesi

Süre ve Merci Hesabı

İtiraz süresi kural olarak kararın öğrenilmesi ya da tebliği ile işlemeye başlar. Sanık cezaevindeyse dilekçenin kurum aracılığıyla verilmesi, süreyi koruyan bir yoldur. İtirazın hangi mercie yapılacağı kararı veren makama göre değişir; dilekçenin yanlış yere verilmesi hâlinde de mercie gönderilmesi mümkün olmakla birlikte, bu durum zaman kaybına yol açar. Bu nedenle karar örneği alınır alınmaz merci tespiti yapılmalıdır.

Esas Hakkındaki Savunmaya Köprü Kurmak

Kovuşturma boyunca yapılan itirazlar dağınık bırakılmamalı, esas hakkındaki savunmada tek bir çizgide toplanmalıdır. Reddedilen delil taleplerinin listesi, dosyadaki çelişkilerin dökümü ve tutanaklara işlenen usul itirazları bir arada sunulduğunda, savunma yalnızca maddi vakıayı değil yargılamanın işleyişini de tartışan bir bütüne dönüşür. 5275 sayılı Kanun kapsamındaki infaza ilişkin sonuçlar da bu aşamada öngörülmelidir.

Yukarıdaki açıklamalar genel niteliktedir. Her dosyanın delil durumu ve suç niteliği farklı olduğundan, kovuşturma boyunca müdafi ile birlikte hareket edilmesi önemlidir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla