Soruşturma evresi, dosyanın gidişatının büyük ölçüde belirlendiği aşamadır. Bu evrede alınan kararlara karşı itiraz süreleri kısa, itiraz mercileri ise birbirinden farklıdır. Yanlış mercie yapılan başvuru süre içinde düzeltilemezse, esasa ilişkin en güçlü argüman da değerlendirilmeden kalır.
Kararın Türüne Göre Değişen İtiraz Mercii
CMK sisteminde soruşturma evresindeki hâkim kararlarını kural olarak sulh ceza hâkimliği verir. Tutuklama, adli kontrol, arama ve elkoyma kararlarına karşı itiraz bu yapı içinde incelenir. Cumhuriyet savcısının verdiği kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı ise itiraz, kararı veren savcılığın yargı çevresindeki görevli sulh ceza hâkimliğine yapılır ve süresi tebliğden itibaren on beş gündür. Bu sürenin niteliği kesindir; geçmesi hâlinde karar kesinleşir ve yeni delil olmadıkça soruşturma yeniden açılmaz.
Yer Yönünden Yetki ve Görevli Mahkeme
Ceza yargılamasında yetki, kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesine aittir. Teşebbüs hâlinde son hareketin yapıldığı yer, sonucu ayrı yerde doğan fiillerde ise sonucun gerçekleştiği yer ölçütü devreye girer. Görevli mahkeme ise suça öngörülen ceza miktarına göre belirlenir ve TCK'da düzenlenen bazı suçlar ağır ceza mahkemesinin görev alanındadır. İddianamenin kabulüyle başlayan kovuşturma evresinde görev itirazı gündeme geldiğinde dosya yeniden düzenlenir; bu da mağdur ve şüpheli açısından gecikme demektir.
Eksik Soruşturma İddiasını Somutlaştırmak
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz ederken en sık yapılan hata, yalnızca kararın haksız olduğunu ileri sürmektir. Etkili itiraz, toplanmayan delili adıyla göstererek yazılır:
- Hangi kamera kaydının hangi kurumdan istenmediği ve saklama süresinin dolmak üzere olduğu
- Hangi iletişim veya konum kaydının dosyaya getirilmediği
- Adı bildirilmesine rağmen ifadesi alınmayan tanıklar
- Alınmayan bilirkişi incelemesinin hangi teknik soruyu cevaplayacağı
- Şikâyet dilekçesine eklenen belgelerin dosyada değerlendirilmediği noktalar
Kayıtların saklama süreleri sınırlı olduğundan, bu talepler mümkün olan en erken aşamada yazılı biçimde iletilmelidir. Sonradan yapılan istekler çoğu zaman kaydın silinmiş olması nedeniyle karşılıksız kalır.
İnfaz Aşamasına Uzanan Kararlar
Soruşturma sırasında verilen tedbir kararlarının ileride 5275 sayılı Kanun kapsamındaki infaz hesabına etkisi bulunabilir. Gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerin belgelenmesi, ileride yapılacak mahsup değerlendirmesi bakımından önem taşır. Bu nedenle tarih ve saat bilgisi içeren tutanakların örneği baştan dosyalanmalıdır.
Son Söz
Bu metin genel bilgi sunar; suçun niteliği, dosyadaki delil durumu ve tarafın sıfatı izlenecek yolu değiştirir. Ceza soruşturmalarında süreler kısa olduğundan, karar tebliğ edildiği anda bir hukukçuyla temasa geçilmesi yerinde olacaktır.