Ceza soruşturması, kamu davası açılmadan önce delillerin toplandığı ve dosyanın yönünün büyük ölçüde belirlendiği aşamadır. Bu aşamada verilen kararların çoğu, kısa süreli itiraz pencerelerine bağlıdır. Pencerenin kapanması, sonradan haklı olduğu anlaşılan bir iddianın bile incelenememesi anlamına gelir. Bu nedenle şüpheli, mağdur ve müşteki için ortak kural aynıdır: her tebliğ tarihi kayda geçirilmelidir.
Soruşturmada hangi kararlar itiraza konu olur?
- Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar
- Tutuklama, adli kontrol ve bunların devamına ilişkin kararlar
- El koyma ve taşınmaz, hak, alacak üzerindeki tedbirler
- Yakalama ve gözaltına alma işlemleri
- Müdafi veya vekil taleplerinin reddine ilişkin kararlar
Takipsizlik kararına itirazda on beş günlük pencere
CMK sistemi, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilmesini öngörür. Bu süre uzatılamaz; dilekçenin hâkimliğe değil, kararı veren savcılığa verilmesi de mümkün olduğundan evrakın nereye ve ne zaman teslim edildiğini gösteren kayıt saklanmalıdır. Süre kaçırıldığında yeni delil ortaya çıkmadıkça dosyanın yeniden açılması güçleşir.
İtirazı eksik soruşturma üzerine kurmak
Etkili bir itiraz dilekçesi, kararın sonucuna itiraz etmekle yetinmez; toplanmayan delili adıyla gösterir. Hangi kamera kaydının süresi dolmadan istenmediği, hangi tanığın dinlenmediği, hangi banka veya iletişim kaydının celbedilmediği tek tek yazılır. Talep edilen her delil için, dosyadaki hangi çelişkiyi gidereceği ayrıca açıklanmalıdır. Bu yapı, itiraz merciine somut bir inceleme başlığı sunar.
Tebligat ve öğrenme tarihi tartışması
Uygulamada süre kayıplarının önemli bölümü, tebligatın adres değişikliği nedeniyle geç öğrenilmesinden doğar. Adres kayıt sistemine yapılan tebligatlar geçerli sayıldığından, soruşturma sürecinde adres bildirimi güncel tutulmalıdır. Geç öğrenme iddiası ileri sürülecekse, bunu destekleyen kayıtlar itiraz dilekçesine baştan eklenmelidir.
Kararın infaz aşamasına uzanan etkisi
Soruşturmada alınan tedbirler ve tutulan süreler, mahkûmiyet hâlinde 5275 sayılı Kanun kapsamındaki infaz hesabında dikkate alınır. Bu nedenle gözaltı ve tutukluluk tarihlerinin belgelenmesi, yalnızca soruşturma dönemini değil sonraki aşamayı da ilgilendirir. TCK yönünden yapılan nitelendirme tartışması da bu hesabı doğrudan etkilediğinden, itiraz aşamasında nitelendirmeye ilişkin görüşün dosyaya yansıtılması yararlıdır.
Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır ve somut bir dosyanın yerine geçmez. Elinizdeki karara ilişkin sürenin ne zaman dolduğunu, tebligat evrakı üzerinden bir hukukçuyla birlikte teyit etmeniz gerekir.