İçeriğe geç
AC

Kıdem ve İşçilik Alacaklarında Hesap Kavgası: Delil Yükü Kimde, Kayıt Nerede

1 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 78 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

İşçilik alacağı davalarının büyük bölümü hukuki nitelendirmede değil, rakamın nasıl kurulacağında düğümlenir. Kıdem tazminatının hesabı çalışma süresine ve giydirilmiş ücrete bağlıdır; bu iki değişkenden biri ispatlanamadığında hesap, dosyaya sunulan resmî kayıtların söylediğine indirgenir. 4857 sayılı Kanun'un tazminat düzeni ile 7036 sayılı Kanun'un getirdiği usul çerçevesi, işçiyi koruyan bazı karineler tanısa da bu karineler kayıtsızlığı tamamen telafi etmez.

Çalışma süresi: SGK kaydı ile fiilî durum çelişirse

Kıdemin başlangıcı çoğu zaman 5510 sayılı Kanun kapsamındaki sigorta girişiyle özdeşleştirilir. Ancak deneme süresinde sigortasız çalışma, geç bildirim ya da işyeri devri gibi hâllerde fiilî başlangıç daha eskiye gider. Bu farkı ortaya koymak isteyen tarafın elinde yalnızca beyan varsa sonuç alması güçtür. İşe giriş yazışmaları, kimlik kartı, servis ve yemek listeleri, işyeri iç yazışmaları ve aynı dönemde çalışan tanıkların beyanı bu boşluğu doldurabilecek malzemedir.

Giydirilmiş ücretin yapı taşları

  • Düzenli ödenen ikramiye ve prim kayıtları
  • Yol ve yemek yardımının parasal karşılığını gösteren belgeler
  • Ayni yardımların düzenliliğini ortaya koyan kayıtlar
  • Banka hesabına yatan tutarlar ile bordroda görünen tutar arasındaki farkın dökümü
  • Aynı işte çalışanların ücret düzeyine ilişkin meslek kuruluşu görüşleri

İmzalı bordro her tartışmayı kapatır mı

İhtirazi kayıt konulmadan imzalanmış bordro güçlü bir belgedir; ancak mutlak değildir. Bordroda görünmeyen bir ödemenin banka kaydında görünmesi ya da bordroda yer alan fazla çalışma tahakkukunun fiilî çalışmayla örtüşmemesi hâlinde tartışma yeniden açılabilir. Buradaki anahtar, çelişkiyi belgeyle göstermektir: banka dökümü ile bordronun ay ay karşılaştırıldığı bir tablo, uzun anlatımdan çok daha fazlasını sağlar.

Fazla çalışma ve ara dinlenme kayıtları

Fazla çalışma iddiası, işyerinde tutulan kayıtlar varsa öncelikle onlar üzerinden değerlendirilir. Kayıt yoksa tanık beyanı devreye girer; ancak beyanların çalışma düzenini tutarlı biçimde anlatması beklenir. Giriş çıkış kartı verileri, güvenlik kayıtları, vardiya çizelgeleri, kurumsal e-posta ve mesajlaşma saatleri, araç takip verileri gibi teknik kaynaklar bu alanda giderek daha belirleyici hâle gelmektedir. 6331 sayılı Kanun kapsamında tutulan eğitim ve toplantı kayıtları da zaman zaman fiilî çalışma düzenine ışık tutar.

Belge toplamanın doğru zamanı

İş ilişkisi sona erdikten sonra işyeri kayıtlarına erişim pratik olarak kapanır. Bu nedenle ayrılık öncesinde kendi ödeme dökümlerinizin, yazışmalarınızın ve çalışma düzeninizi gösteren kayıtların şahsi olarak saklanması belirleyicidir. Bunu yaparken işverene ait gizli bilgi ve müşteri verisinin kopyalanmasından kaçınmak gerekir; aksi hâlde alacak davasında elde edilen avantaj, ayrı bir sorumluluk doğurarak fazlasıyla geri alınabilir.

Buradaki açıklamalar genel niteliktedir. Fesih türü, işyeri devri ve zamanaşımı gibi başlıklar hesabı kökten değiştirebileceğinden, dava öncesinde dosyanızın bir avukat tarafından değerlendirilmesi yararınıza olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla