İçeriğe geç
AC

İş Kazası Dosyasında Fazla Mesai İddiası: Çalışma Süresini İspatlamak

1 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

İş kazası sonrası açılan dosyalarda yalnızca kaza ve sonuçları değil, çoğu zaman birikmiş ücret alacakları da tartışılır. Bu kalemler arasında ispatı en zor olanı fazla çalışmadır. 4857 sayılı Kanunun çalışma süresine ilişkin düzenlemeleri, 6331 sayılı Kanunun kayıt ve gözetim yükümlülükleri, 5510 sayılı Kanun kapsamındaki bildirimler ve 7036 sayılı Kanunun öngördüğü ön aşama bir arada değerlendirildiğinde, delilin nerede aranacağı belirginleşir.

Kaza Dosyası ile Alacak Dosyasının Kesişimi

İş kazası incelemesinde tutulan tutanaklar, olayın gerçekleştiği saati ve o sırada yürütülen işi kayıt altına alır. Bu kayıt, kazanın gece vardiyasında ya da mesai bitiminden sonra gerçekleştiğini gösteriyorsa, aynı belge fazla çalışma iddiası bakımından da güçlü bir dayanak oluşturur. Bu nedenle kaza sonrası düzenlenen tüm belgelerin örneğinin temini, yalnızca kaza dosyası için değil ücret alacakları için de önem taşır.

Fazla Çalışmanın İspatında Delil Sıralaması

  1. İşyerinde tutulan giriş çıkış kayıtları, kartlı geçiş ve parmak izi sistem çıktıları
  2. Vardiya çizelgeleri, üretim ve sevkiyat kayıtları, işe ilişkin dijital yazışmaların saatleri
  3. Bordrolarda fazla çalışma tahakkuku bulunup bulunmadığı ve bordroların imza durumu
  4. Aynı dönemde çalışan tanıkların beyanları

Kayıt Tutma Yükümlülüğü ve Boşluğun Sonucu

Çalışma sürelerine ilişkin kayıtları tutmak işverenin yükümlülüğüdür. Kayıt sunulamadığında bu boşluk, iddiayı otomatik olarak kabul ettirmez ancak işçi lehine değerlendirilebilecek bir zemin oluşturur. İşçi tarafında yapılması gereken, iddiayı bir dönem ve düzen içinde somutlaştırmaktır: hangi aylarda, haftanın hangi günlerinde ve yaklaşık kaç saat çalışıldığı tutarlı biçimde anlatılmalıdır. Belirsiz ve dönemsiz bir anlatım, kayıt eksikliğine rağmen sonuç doğurmaz.

Tanık Beyanının Zayıf Halkaları

Tanık, bu dosyalarda en sık başvurulan delildir; ancak beyanın gücü tanığın çalıştığı dönem ve bölümle sınırlıdır. Farklı birimde çalışan ya da uyuşmazlık konusu dönemde işyerinde bulunmayan tanığın beyanı, dosyanın tamamını taşıyamaz. Ayrıca kendisi de aynı işveren aleyhine dava açmış tanıkların beyanının değerlendirilmesinde ihtiyat gösterildiği bilinen bir uygulamadır. Bu nedenle tanık listesi kurulurken dönem ve birim eşleşmesine dikkat edilmelidir.

İmzalı Bordronun Etkisi ve Sınırı

Fazla çalışma tahakkuku içeren ve itirazsız imzalanmış bordrolar, o dönem bakımından güçlü bir karine oluşturur. Bu karineyi aşmanın yolu, ödemenin gerçekte yapılmadığını ya da tahakkukun gerçek çalışmayı karşılamadığını gösteren banka kayıtlarına dayanmaktır. Bordroda gösterilen tutar ile hesaba geçen tutar arasındaki fark, çoğu dosyada tartışmanın kilit noktasıdır ve hesap dökümü olmadan ileri sürülemez.

Buradaki açıklamalar genel niteliktedir; çalışma düzeni, işyerinin kayıt sistemi ve dönem farkları sonucu doğrudan etkileyebilir. Talepler oluşturulmadan önce kayıtların bir hukukçu ile birlikte gözden geçirilmesi yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla