İşçilik alacağı dosyalarında tarafların çoğu zaman fesih sebebi üzerinde değil, kıdem hesabının rakamları üzerinde ayrıştığı görülür. Kıdem tazminatı, çalışılan her tam yıl için otuz günlük giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanır ve bir yıldan artan süreler oranlanır. Formül sade görünse de, iki değişkenin, yani sürenin ve ücretin belirlenmesi dosyanın esas tartışma konusudur.
Giydirilmiş Ücrete Girenler ve Girmeyenler
Hesaba esas alınacak ücret, çıplak brüt ücret değildir; işçiye süreklilik gösteren biçimde sağlanan para ve para ile ölçülebilir menfaatler de eklenir. Buna karşılık arızi nitelikteki ödemeler hesaba katılmaz.
- Yol ve yemek yardımı, düzenli olarak sağlanıyorsa fiilî çalışılan gün sayısı üzerinden eklenir
- Yakacak, giyim ve konut yardımı gibi süreklilik taşıyan ayni menfaatler parasal karşılığıyla dikkate alınır
- Her yıl düzenli ödenen ikramiye ve prim, yıllık toplamının güne bölünmesi yoluyla hesaba girer
- Fazla çalışma ücreti, hafta tatili ve genel tatil alacakları giydirilmiş ücrete eklenmez
- Bir defaya mahsus yapılan başarı ödemeleri süreklilik taşımadığından hesap dışında kalır
Kıdem tazminatının her yıl için belirlenen tavanı aşamayacağı da unutulmamalıdır; yüksek ücretli çalışanlarda hesabın tavan üzerinden yapılması gerekir.
Hizmet Süresinde Kesinti Tartışması
Sigorta kayıtları çoğu dosyada gerçek çalışma süresini tam yansıtmaz. Aynı işverene ait farklı şirketler arasında yapılan geçişler, alt işveren değişiklikleri veya kayıt dışı geçen dönemler kıdemin bölünmesine yol açar. İşyeri devri hâlinde işçinin kıdemi devralan işveren nezdinde devam eder; bu nedenle giriş tarihi ilk çalışma tarihinden hesaplanır. Kayıt dışı dönemin ispatı için tanık beyanı tek başına yeterli görülmeyebileceğinden, banka ödemeleri, servis listeleri, iş yeri yazışmaları ve kimlik kartı gibi yan deliller birlikte sunulmalıdır.
Talep Miktarı ve Yargılama İçindeki Artırım
Alacak kalemleri hesaplanabilir olmadığında belirsiz alacak davası ya da kısmi dava tercihi gündeme gelir. Bu tercih usuli sonuç doğurur: yanlış dava türü seçimi, faiz başlangıcının ve zamanaşımının farklı işlemesine yol açabilir. Bilirkişi raporu sonrası talebin artırılması gereken dosyalarda bu adımın süresinde yapılmaması, hesaplanan farkın hüküm dışında kalmasına neden olur.
Zamanaşımı ve Faiz
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti bakımından beş yıllık zamanaşımı süresi uygulanır; ücret ve ücret niteliğindeki alacaklar da beş yıllık süreye tabidir. Faiz yönünden ise kalemler birbirinden ayrılır: kıdem tazminatına fesih tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz işletilirken, diğer kalemlerde temerrüt tarihi ve faiz türü ayrıca belirlenir. Talep dilekçesinde faiz türünün ve başlangıç tarihinin kalem kalem gösterilmesi, sonradan düzeltilmesi güç bir eksikliği önler.
Arabuluculuk Aşamasındaki Hesap
İşçilik alacaklarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. Bu görüşmeye hesap yapılmadan gidilmesi, gerçek alacağın altında bir tutarda anlaşma riskini doğurur. Anlaşma tutanağı ilam niteliğinde sonuç doğurduğundan, imzadan önce hangi kalemlerin kapsandığının açıkça yazılması gerekir.
Buradaki bilgiler genel niteliktedir; her dosyada ücretin bileşenleri ve hizmet süresi farklı belgelerle ortaya çıkar. Görüşme veya dava öncesinde ayrıntılı bir hesap çalışması yaptırmak, eksik talebin önüne geçer.