İş sözleşmesi feshedilen çalışan için iki ayrı hat çoğu zaman iç içe geçer: işe iade talebi ve kıdem ile diğer alacakların hesabı. 4857 sayılı İş Kanunu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve 5510 ile 6331 sayılı düzenlemeler bu süreçte birlikte okunmalıdır. Rehber, feshi izleyen günlerde kurulması gereken süre ve usul planına odaklanır.
Feshin Ardından İlk Adımlar
İşe iade davası, belirli çalışan sayısı ve kıdem koşullarını sağlayan işçiler bakımından gündeme gelir. Fesih bildiriminin yazılı olup olmadığı, gerekçesinin açıkça belirtilip belirtilmediği, geçerli ve haklı neden ayrımının kurulması bakımından başlangıç noktasıdır.
Zorunlu Arabuluculuk ve Süre
İşe iade ve işçilik alacaklarında dava açılmadan önce arabulucuya başvuru dava şartıdır. İşe iade bakımından fesih bildiriminden itibaren işleyen başvuru süresi hak düşürücü niteliktedir. Bu süre, arabuluculuk son tutanağı ve dava açma penceresiyle birlikte tek takvimde izlenmelidir.
Kıdem ve İhbar Hesabında Delil
Kıdem ve ihbar tazminatı, giydirilmiş brüt ücret ve çalışma süresi üzerinden hesaplanır. Ücretin gerçek tutarı, yol-yemek gibi eklerin varlığı ve fazla çalışma iddiası çoğu kez delil sorunu yaratır.
- Ücretin bir kısmının elden ödendiğinin yazılı delille desteklenememesi
- Fazla mesai ve tatil çalışmasına ilişkin kayıtların toplanmaması
- Hizmet süresine dair SGK kayıtlarıyla fiili durumun karşılaştırılmaması
Usul Planının Kurulması
- Fesih tarihi ve başvuru süresinin bitişi belirlenir.
- Ücret, ekler ve çalışma süresine ilişkin belgeler derlenir.
- Arabuluculuk ve dava aşaması için talep kalemleri ayrı ayrı hesaplanır.
İş uyuşmazlıklarında sürenin kaçırılması, esasen haklı bir talebi dahi kullanılamaz hale getirebilir. Her feshin kendine özgü koşulları bulunduğundan, bildirimden hemen sonra belgelerle birlikte hukuki değerlendirme almak önem taşır.