İçeriğe geç
AC

Mobbing İddiasının İspatı: Altı İş Günü, Bir Aylık Süre ve Arabuluculuk Şartı

28 Mart 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 67 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

İşyerinde sistematik baskı iddiası, iş hukuku dosyaları içinde ispatı en zor olan başlıklardan biridir. Zorluk, olayların çoğunlukla tanıksız ve belgesiz yaşanmasından kaynaklanır. Bu nedenle mobbing dosyalarında strateji, tek bir olayı kanıtlamaya değil, süreklilik ve sistematiklik gösteren bir örüntüyü ortaya koymaya dayanır.

Süreklilik Nasıl Gösterilir

Tek bir tartışma ya da bir kez yapılan olumsuz değerlendirme, kural olarak bu kapsamda kabul edilmez. Aranan, belirli bir kişiye yönelen, tekrarlanan ve çalışanı yıpratmaya elverişli davranışların varlığıdır. Bu nedenle olayların tarih, saat, yer, tanık ve içerik bilgisiyle günlük hâlinde kayda geçirilmesi, dosyanın omurgasını oluşturur. Görev tanımının aniden daraltılması, izinlerin sürekli reddedilmesi, iletişim kanallarından dışlanma ve gerekçesiz disiplin uygulamaları örüntüyü destekleyen somut başlıklardır.

Delil Kümeleri

  • Kurumsal e-posta, mesajlaşma ve toplantı yazışmaları
  • Performans değerlendirme formlarındaki ani değişimler
  • Savunma istem yazıları ve verilen cevaplar
  • Sağlık kuruluşu kayıtları ve rapor geçmişi
  • 6331 sayılı Kanun kapsamındaki işyeri sağlık ve güvenlik kayıtları
  • Aynı dönemde işten ayrılan çalışanların tanıklığı

İşverene ya da insan kaynaklarına yapılan yazılı şikâyet, sonradan cevapsız kalsa dahi, işverenin durumdan haberdar edildiğini göstermesi bakımından değerlidir.

İki Ayrı Süre, İki Ayrı Sonuç

Haklı nedenle fesih hakkı süresiz değildir; 4857 sayılı Kanun, bu hakkın olayı öğrenmeden itibaren altı iş günü içinde kullanılmasını öngörür ve bu süre hak düşürücüdür. İşe iade talebi bakımından ise fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir aylık süre içinde arabulucuya başvurulması gerekir. Bu iki süre birbirine karıştırıldığında, haklı fesih hakkını süresinde kullanmayan çalışan istifa etmiş konuma düşebilir; işe iade süresini kaçıran çalışan ise yalnızca tazminat talepleriyle sınırlı kalır.

Arabuluculuk Atlanırsa Dava Reddedilir

7036 sayılı Kanun, işçi ve işveren arasındaki alacak, tazminat ve işe iade uyuşmazlıklarında arabulucuya başvurulmasını dava şartı olarak düzenler. Bu adım atlanarak açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir. Arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmesi ve tutanakta uyuşmazlık konularının kapsamlı biçimde yazılması gerekir; tutanakta yer almayan bir talebin dava aşamasında ileri sürülmesi tartışma yaratabilir.

Hangi Yargı Kolu, Hangi Kurum

Özel sektör çalışanı için iş mahkemesi görevlidir. Ancak kamu görevlisi statüsündeki kişilerin benzer iddiaları idari yargıyı ilgilendirir. 5510 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık, hizmet tespiti ve meslek hastalığı boyutu ise ayrı bir dava türü gerektirir ve Kurumun davaya dâhil edilmesi gerekebilir. Bu ayrım yapılmadan açılan dosyalarda, görev itirazı nedeniyle aylar kaybedilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Fesih türü, tarih sırası ve elde bulunan kayıtlar sonucu belirleyeceğinden, süreler işlemeye başlamadan önce dosyanın değerlendirilmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla