İçeriğe geç
AC

Kıdem ve İhbar Hesabında Ücretin İspatı ile Arabuluculuk Adımının Doğru Kurulması

2 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 64 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

İşçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlıkların büyük bölümü tek bir soruda toplanır: ücret gerçekte ne kadardı. Bordroda görünen tutar ile fiilen ödenen tutar farklıysa, kıdem ve ihbar hesabı da baştan tartışmalı hâle gelir. 4857 sayılı İş Kanunu ekseninde yürüyen bu tartışmada ispat, işçinin elindeki kayıtların düzenine bağlıdır.

Hesabı değiştiren kalemler

  • Düzenli ödenen yol ve yemek yardımı ile bunların ödendiğini gösteren kayıtlar
  • Süreklilik gösteren ikramiye ve prim ödemeleri
  • Konut, araç veya iletişim gibi ayni yardımların aylık karşılığı
  • Fazla çalışmanın varlığını gösteren giriş-çıkış kayıtları veya işyeri yazışmaları

Bu kalemlerin niteliği, arızi mi yoksa süreklilik gösteren bir uygulama mı olduğuna göre değerlendirilir. Bu nedenle tek bir aya ait belge değil, mümkün olduğunca uzun bir döneme yayılan ödeme kayıtları toplanmalıdır.

Kayıt dışı ücret iddiasında hangi deliller

Banka hesabına yatan tutar ile bordro arasındaki farkın kendisi, en güçlü başlangıç noktasıdır. Bunun yanında işe alım sırasındaki yazışmalar, iş ilanı metni, aynı işyerinde benzer işi yapanların durumu ve ilgili meslek kuruluşlarından alınacak emsal ücret bilgisi tabloyu tamamlar. Elden ödeme iddiası yalnızca tanık beyanına dayandırıldığında, karşı tarafın kayıtları karşısında zayıf kalabilir.

Dava öncesi arabuluculuk adımı ve muhatap sorunu

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, işçi alacaklarına ilişkin davalarda arabulucuya başvurulmasını dava şartı olarak düzenler. Buradaki en kritik ayrıntı muhatabın doğru gösterilmesidir. Alt işveren-asıl işveren ilişkisinin bulunduğu ya da şirketin unvan veya tüzel kişilik değiştirdiği hâllerde, süreçte yer almayan bir tarafa karşı sonradan dava açılması sorun yaratır. Bu nedenle başvuru öncesinde ticaret sicil kayıtları ve hizmet dökümü birlikte incelenmelidir.

Fesih türü sonucu belirler

Kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin dayanağı, iş ilişkisinin nasıl sona erdiğidir. İstifa dilekçesi imzalanmışken haklı nedenle fesih ileri sürülecekse, dilekçenin hangi koşullarda alındığına dair anlatımın belgelerle desteklenmesi gerekir. Fesih tarihinden hemen sonra gönderilen bir ihtar, ilerideki tüm anlatımın zeminini oluşturur.

Sosyal güvenlik ve iş sağlığı boyutu

Hizmet süresinin veya bildirilen kazancın eksik olduğu iddiası, 5510 sayılı Kanun kapsamında ayrı bir mecrada değerlendirilir ve alacak davasından farklı bir usule tabidir. İş kazası ya da meslek hastalığı söz konusuysa 6331 sayılı Kanun kapsamındaki yükümlülüklere ilişkin kayıtlar, sorumluluk tartışmasının merkezine oturur. Bu talepleri tek bir dosyada toplama çabası, çoğu zaman sürecin yavaşlamasına yol açar.

Aktarılanlar genel çerçeveyi gösterir. İşyerinin yapısı, fesih biçimi ve elinizdeki kayıtların kapsamı sonucu değiştirebileceğinden, arabuluculuk başvurusundan önce dosyanızı bir hukukçuyla gözden geçirmeniz uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla