Sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında dosyanın kaderi çoğu zaman ilk bir ayda belirlenir. Kurum işleminin tebliğinden sonra hangi basamağın izleneceği, hangi mahkemenin görevli olduğu ve hangi belgelerin toplanacağı bu kısa sürede kararlaştırılmazsa, sonradan toplanan güçlü deliller bile usulden gelen bir engeli aşamaz.
İş Mahkemesi mi, İdari Yargı mı?
5510 sayılı Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar kural olarak iş mahkemelerinde görülür. Buna karşılık Kurumun kamu gücüne dayanarak tesis ettiği bazı işlemler ile prim borçlarının 6183 hükümlerine göre takibinden doğan uyuşmazlıklar farklı bir yola tabi olabilir. Hizmet tespiti, sigortalılık başlangıcının belirlenmesi, yaşlılık aylığı bağlanması ve rücu talepleri iş mahkemesinin alanındadır; buna karşılık idari para cezasına itirazın hangi mercie yapılacağı, cezanın dayanağına göre değişebilir. Yol seçimi yanlış yapıldığında, doğru mercie yeniden başvuru için gereken süre çoktan dolmuş olabilir.
Kuruma Başvuru Basamağı Atlanırsa
Birçok uyuşmazlıkta dava açmadan önce Kuruma başvurulması ve idari itiraz yolunun tüketilmesi beklenir. Bu basamak atlandığında dava, esasa hiç girilmeden reddedilebilir. İtiraz dilekçesinin Kurum evrak kaydına giriş tarihini gösteren belge, iadeli taahhütlü gönderi alındısı veya elektronik başvuru çıktısı bu nedenle dosyanın en kritik evrakıdır. Kurumun cevap vermemesi hâlinde zımni ret sayılan sürenin ne zaman dolduğu da ayrıca hesaplanmalıdır.
Yetkili Yerin Belirlenmesi
İş mahkemelerinde yetki bakımından davalının yerleşim yeri esas alınmakla birlikte, işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi de yetkilidir. Kurumun taraf olduğu davalarda ilgili sosyal güvenlik il müdürlüğünün bulunduğu yer ile işyerinin bulunduğu yer farklıysa, hangisinin tercih edileceği tanıkların ulaşılabilirliğine göre pratik bir strateji sorunudur. Aynı işverene karşı birden çok dönem için talep varsa, dosyaların bölünmesi yerine birlikte açılması delil bütünlüğünü korur.
Hizmet Tespitinde Delil Eksikliğinin Somut Yüzü
Hizmet tespiti davalarında hâkim kendiliğinden araştırma yapar; ancak bu, tarafın hazırlıksız gelebileceği anlamına gelmez. Dosyayı ayakta tutan unsurlar şunlardır:
- İşyerinin ilgili dönemde faal olduğunu gösteren Kurum kayıtları ve işyeri sicil dosyası
- Aynı dönemde aynı işyerinde bordroda görünen tanıklar ile komşu işyeri çalışanlarının beyanları
- Ücret ödemesini gösteren banka hareketleri, imzalı bordro örnekleri
- Servis, yemek, giriş-çıkış kartı ve iş güvenliği eğitim kayıtları
- Meslek odası, vergi dairesi ve varsa denetim tutanaklarındaki kayıtlar
Hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren işleyen hak düşürücü süre, tanık listesi hazırlanmasını beklemez. Bu nedenle tanık isim ve iletişim bilgileri, dava dilekçesi yazılmadan önce çıkarılmalıdır.
Bir Aylık Pencerede Yapılacaklar
- Tebliğ evrakı taranır, sürenin son günü ile kontrol tarihi ayrı ayrı işaretlenir.
- Uyuşmazlığın türü belirlenip görevli yargı kolu netleştirilir.
- Kuruma başvuru gerekiyorsa dilekçe verilir ve kayıt belgesi saklanır.
- Kurumdan sigortalı hizmet dökümü ve işyeri kayıtları talep edilir.
- Tanık ve belge listesi, dönem bazında tabloya dökülür.
Yazıda yer alan bilgiler yol gösterici niteliktedir; sigortalılık türü, işverenin durumu ve işlemin dayanağı sonucu değiştirebilir. Kendi dosyanızda adım atmadan önce belgelerinizi bir hukukçuyla birlikte değerlendirmenizi öneririz.