İçeriğe geç
AC

İşe İade Davasında İspat Yükü: Arabuluculuk Takvimi ve Yetkili İş Mahkemesi

21 Mayıs 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 68 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

İşe iade davası, iş hukukunun en sıkı takvime bağlı süreçlerinden biridir ve ispat yükünün dağılımı bakımından da özel bir yapıya sahiptir. Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ortaya koymak işverene düşer; buna karşılık işçinin, kendisine gösterilen sebebin gerçek olmadığını iddia etmesi hâlinde bu iddiayı ispatlaması beklenir. Bu ikili yapı kavranmadan kurulan dosyalar, esasa girilse bile delil eksikliğiyle sonuçlanır.

Takvimi Kuran İki Süre

4857 sayılı Kanun kapsamında iş güvencesinden yararlanan işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılır. Bu sürelerin ikisi de hak düşürücü niteliktedir; birinin kaçırılması diğerini işlevsiz bırakır. Fesih bildiriminin yazılı yapılmadığı hâllerde başlangıç tarihi tartışmalı hâle gelir ve fiilen işten çıkarıldığı gün ispat konusu olur.

Görev ve Yetki

Uyuşmazlığa 7036 sayılı Kanun uyarınca iş mahkemesi bakar; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görev yapar. Yetki bakımından davalı işverenin yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesi seçilebilir. Birden fazla işverenin bulunduğu, alt işveren ilişkisinin tartışmalı olduğu dosyalarda davanın kime ve nerede yöneltileceği baştan netleştirilmelidir; husumetin eksik yöneltilmesi, süre dolduktan sonra düzeltilemez.

Delil Eksikliğinin En Sık Görüldüğü Başlıklar

  • Otuz işçi eşiğinin ve altı aylık kıdemin işyeri kayıtlarıyla ortaya konulmaması
  • Savunma alınmadan yapılan fesihte bu eksikliğin belgeyle gösterilememesi
  • Performansa dayalı fesihlerde ölçüt, hedef ve karşılaştırmalı verinin sunulmaması
  • İşyeri devri veya alt işveren değişikliğinde kıdemin sürekliliğine ilişkin kaydın bulunmaması
  • Tanıkların yalnızca hâlen çalışan personelden seçilmesi ve beyanların tek yönlü kalması

Fesih Gerekçesinin Sonradan Değiştirilememesi

İşveren, fesih bildiriminde gösterdiği sebebin dışına çıkarak yargılama sırasında yeni gerekçeler ekleyemez. Bu kural işçi tarafı için önemli bir kaldıraçtır: fesih yazısının içeriği, dosyanın tartışma alanını baştan sınırlar. Bu nedenle işçinin ilk yapması gereken, fesih bildiriminin aslını ve tebliğ tarihini kayıt altına almaktır.

Kararın Sonuçları Bakımından Hazırlık

İşe iade kararı verildiğinde, işçinin süresi içinde işverene başvurması gerekir; aksi hâlde fesih geçerli hâle gelir. Bu yüzden dava kazanılsa dahi, karar sonrası adımların takvimi dosya açılırken planlanmalıdır. Boşta geçen süre ve iş güvencesi tazminatına ilişkin hesapların dayanağı olan ücret ve yan haklar da yargılama sırasında belgelenmelidir.

Buradaki değerlendirmeler genel niteliktedir; işyeri büyüklüğü, sözleşme türü ve fesih gerekçesi sonucu doğrudan etkiler. Kısa süreler nedeniyle, fesih bildirimini aldığınız hafta içinde hukuki görüş almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla