İçeriğe geç
AC

İş Kazasında Arabuluculuk Şartı Var mı? Dava Yolunu Baştan Doğru Kurmak

1 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

İşçilik alacaklarında zorunlu arabuluculuk uygulaması yerleştikten sonra yaygınlaşan bir yanılgı, her iş uyuşmazlığının önce arabulucuya taşınması gerektiğidir. Oysa 7036 sayılı Kanun, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarını dava şartı olarak arabuluculuğun kapsamı dışında bırakmıştır. Bu ayrım, sürecin en başında yol seçimini belirler.

Aynı dosyada iki farklı rejim

Bir iş kazası sonrası açılacak dosyada çoğu zaman iki tür talep bir arada bulunur: kazadan doğan maddi ve manevi tazminat ile kıdem, ihbar, fazla çalışma gibi işçilik alacakları. Birinciler dava şartı arabuluculuk kapsamı dışındayken, ikinciler için arabulucuya başvurulmuş olması aranır. Taleplerin ayrıştırılmaması, dosyanın bir bölümünün usulden reddine yol açar. Arabuluculuk süreci sonunda anlaşma sağlanamazsa, dava açmak için son tutanak tarihinden itibaren işleyen kısa süreye de dikkat edilmelidir.

Kazanın hemen ardından yapılması gerekenler

  • Kazanın kolluğa derhâl, Sosyal Güvenlik Kurumu'na ise kanunda öngörülen kısa süre içinde bildirilmesi
  • Olay yerinin fotoğraflanması ve varsa kamera görüntülerinin muhafaza altına alınması
  • Kaza anında görev yapan işçilerin isim ve iletişim bilgilerinin kayda geçirilmesi
  • İlk müdahalenin yapıldığı sağlık kuruluşundan epikriz ve rapor temini
  • İşyeri risk değerlendirme raporu, iş sağlığı ve güvenliği eğitim kayıtları ile kişisel koruyucu donanım teslim tutanaklarının istenmesi

Kusur ve maluliyet: dosyanın iki teknik ekseni

İş kazası dosyalarında sonucu belirleyen iki teknik unsur, tarafların kusur dağılımı ve zarar görenin sürekli iş göremezlik oranıdır. 6331 sayılı Kanun kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği kusur değerlendirmesinin merkezinde yer alır. Eğitim kayıtlarının imzasız olması, koruyucu donanım tesliminin belgelenmemesi ya da risk değerlendirmesinin hiç yapılmamış olması, işveren aleyhine belirleyici bulgulardır. Bu belgeler işveren elinde bulunduğundan, dosyaya getirtilmesi ayrıca talep edilmelidir.

Kurum kayıtları ve rücu boyutu

5510 sayılı Kanun kapsamında Kurumca yapılan ödemeler ile mahkemece hükmedilecek tazminat arasındaki denkleştirme, hesabın doğru kurulması için zorunludur. Kurum dosyasının, gelir bağlanmışsa ilk peşin sermaye değerinin ve varsa Kurumun işverene yönelttiği rücu taleplerinin dosyaya kazandırılması gerekir. Bu veriler olmadan yapılan hesaplar sonradan büyük ölçüde değişir.

Zamanlamayla ilgili notlar

  1. Maluliyet oranı netleşmeden açılan davada talebin ıslahı gündeme gelebilir.
  2. Manevi tazminat talebinin miktarı, sonradan artırılması sınırlı olduğundan baştan değerlendirilmelidir.
  3. Destekten yoksun kalma talepleri, hak sahiplerinin her biri bakımından ayrı ayrı kurulmalıdır.
  4. İşçilik alacakları için arabuluculuk başvurusu, tazminat davasından bağımsız olarak takvimlenmelidir.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kazanın oluş biçimi, sağlık durumu ve işyerinin yapısı sonucu doğrudan etkilediğinden, süreç başlamadan hukuki değerlendirme almak dosyanın seyri açısından belirleyici olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla