İçeriğe geç
AC

Mobbing İddiasında İspat: Görevli İş Mahkemesi ve Yetki Analizi

19 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 98 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

Mobbing iddiası, işçilik alacaklarından farklı olarak süreklilik ve sistematiklik unsuru taşıdığı için ispat bakımından kendine özgü bir zorluk barındırır. 4857, 7036, 5510 ve 6331 sayılı düzenlemeler çerçevesinde bu rehber, iddianın hangi mahkemede ve hangi yetki kuralına göre ileri sürüleceğini ve delil eksikliğinin talebi nasıl zayıflattığını konu edinir.

İddianın Hukuki Kimliğini Belirlemek

Mobbing tek bir talep türü değildir; aynı olgu kümesi haklı nedenle fesih, manevi tazminat, kötüniyet tazminatı veya iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğünün ihlali gibi farklı hukuki temellere oturtulabilir. Dilekçede hangi temele dayanıldığı açıkça belirtilmezse, mahkeme yalnızca ileri sürülen talep çerçevesinde inceleme yapar. Sağlık etkilerinin ileri sürüldüğü dosyalarda ayrıca sosyal güvenlik boyutu doğabilir ve bu, tarafların yapısını değiştirir.

Görev ve Yetki: İş Mahkemesi Ekseninde

İş ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme iş mahkemesidir; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi bakar. Yetki bakımından davalı işverenin yerleşim yeri ile işin fiilen yapıldığı yer arasında seçim hakkı bulunur. Birden çok işyerinde çalışılmış veya işveren merkezi taşınmışsa, işin görüldüğü yerin bordro ve giriş-çıkış kayıtlarıyla desteklenmesi gerekir. Asıl işveren–alt işveren ilişkisinin bulunduğu dosyalarda husumetin yalnız birine yöneltilmesi, sonradan düzeltilmesi güç bir eksiklik yaratır.

Arabuluculuk Aşamasının İhmal Edilmemesi

İşçi ile işveren arasındaki alacak ve tazminat taleplerinde arabuluculuğa başvuru dava şartı niteliğindedir. Son tutanakta talep konularının eksik yazılması, dava aşamasında o kalem yönünden usulden ret riskini doğurur. Bu nedenle arabuluculuk başvurusunda talepler geniş ve açık biçimde sayılmalı, tutanak dava dilekçesiyle satır satır karşılaştırılmalıdır.

Delil Matrisini Kurmak

  1. Süreklilik göstergesi olarak tarihli iletiler, görevlendirme yazıları ve toplantı davetleri kronolojik biçimde sıralanır.
  2. Görev tanımındaki daralma veya yetkisizleştirme, eski ve yeni organizasyon şemalarıyla karşılaştırılır.
  3. İzin, rapor ve devamsızlık kayıtları, iddia edilen dönemle örtüştürülür.
  4. Sağlık başvuruları varsa tarih ve başvuru nedeni belgelenir.
  5. Tanık listesi, olayları doğrudan gören kişilerle sınırlanır; duyuma dayalı anlatımlar ayrı not edilir.

Delil Eksikliğinin En Sık Görülen Biçimi

Uygulamada iddia çoğunlukla doğru olduğu hâlde, davranışların tek tek gösterilememesi nedeniyle sonuç alınamaz. Genel nitelikte "baskı yapıldı" anlatımı, tarihi ve içeriği belirli bir olayla desteklenmediğinde ispat değeri taşımaz. Ayrıca ses veya görüntü kaydı gibi delillerde elde ediliş biçimi tartışmalıysa, hukuka uygunluk değerlendirmesi ayrıca yapılmalı ve bu delile bağımlı bir strateji kurulmamalıdır.

Yukarıdaki çerçeve genel bilgilendirme amacı taşır; her iş ilişkisinin kayıt düzeni ve fesih geçmişi farklıdır. Fesih ya da başvuru öncesinde belgelerinizi bir hukukçuyla birlikte gözden geçirmeniz sürecin seyrini önemli ölçüde etkileyebilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla