İçeriğe geç
AC

Fazla Mesai Alacağında Görevli İş Mahkemesi ve Yetki Seçimi

8 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 74 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

Fazla çalışma alacağı, işçilik alacakları içinde ispat bakımından en tartışmalı kalemdir. Dava açılmadan önce hem arabuluculuk aşamasının doğru yürütülmesi hem de yetkili mahkemenin bilinçli seçilmesi, sonucu doğrudan etkiler.

Arabuluculuk Tutanağı Davanın Kaderini Belirler

7036 sayılı Kanun uyarınca işçilik alacaklarında arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Tutanakta talep edilen alacak kalemlerinin tek tek yazılması gerekir; tutanakta yer almayan bir kalem için doğrudan dava açılması, o kalem yönünden usulden ret riski doğurur. Aynı şekilde işverenin unvanının ve varsa asıl işveren ile alt işveren ilişkisinin tutanakta doğru gösterilmesi önemlidir.

Yetkide İşçiye Tanınan Seçim

Dava, davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği gibi, işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesinde de açılabilir. Birden fazla işveren aleyhine dava açılacaksa, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi tercih edilebilir. İşyerinin kapanmış olması hâlinde işin fiilen yapıldığı yerin belgelerle gösterilmesi gerekir.

İspat Yükü ve Kayıt Düzeni

Fazla çalışmanın yapıldığını kural olarak işçi ispatlar; buna karşılık işyerinde tutulması gereken kayıtlar işverenin elindedir. İmzalı bordroda fazla mesai tahakkuku bulunuyorsa, aksinin yazılı delille ortaya konulması beklenir. Bu nedenle bordroların ihtirazi kayıt konulmadan imzalanması, sonradan ileri sürülecek talepleri ciddi biçimde zayıflatır.

Delil Eksikliğini Azaltan Kaynaklar

  • Giriş çıkış kayıtları, kartlı geçiş verileri ve puantaj cetvelleri
  • Vardiya çizelgeleri ile çalışma düzenini gösteren iç yazışmalar
  • Mesai saatleri dışında gönderilmiş kurumsal e-posta ve görev talimatları
  • Aynı dönemde aynı birimde çalışmış tanıkların çalışma düzenine ilişkin beyanı

Tanık beyanı tek başına kullanıldığında, mahkemenin takdiri devreye girer ve hesaplanan tutarda indirim yapılması gündeme gelir. Yazılı kayıtla desteklenen tanık anlatımı ise çok daha güçlü bir ispat aracıdır.

Hesap ve Sağlık Boyutu

Alacak hesabında 4857 sayılı Kanun çerçevesindeki çalışma süresi kuralları esas alınır; giydirilmiş ücret gerektiren kalemlerle çıplak ücret üzerinden hesaplanan kalemler karıştırılmamalıdır. Çalışma düzeni 6331 sayılı Kanun kapsamında sağlık ve güvenlik yükümlülüklerini de ilgilendiriyorsa, bu yön ayrı bir talep başlığı olarak değerlendirilebilir. Sigorta bildirimlerine ilişkin uyuşmazlıklarda ise 5510 sayılı Kanun uygulaması devreye girer.

Yukarıdaki çerçeve geneldir. Çalışma düzeni, kayıtların durumu ve işverenin yapısı hesabı değiştirebileceğinden, arabuluculuk başvurusundan önce hukuki destek almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla