İş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda talepler çoğu zaman iki farklı muhataba yönelir: işverene karşı ileri sürülen işçilik alacakları ile Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı ileri sürülen hizmet ve prim uyuşmazlıkları. Bu iki grubun usulü aynı değildir ve tek dilekçede birleştirilmeleri, dosyanın en baştan tıkanmasına yol açabilir.
Kıdem Hesabı ile Hizmet Tespiti Aynı Yolda Değildir
Kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma alacakları 4857 sayılı Kanun ve iş sözleşmesi ekseninde işverene yöneltilir. Sigortalılık süresinin veya prime esas kazancın tespiti ise 5510 sayılı Kanun kapsamında Kurumu da ilgilendirir ve bu tür davalarda Kurumun taraf olarak yer alması gerekir. İki talebin bir arada ileri sürülmesi mümkün olsa da, her biri için ayrı usul şartlarının yerine getirilmesi gerekir.
Arabuluculuk Hangi Talepler İçin Zorunlu
7036 sayılı Kanun uyarınca işçi ile işveren arasındaki alacak ve tazminat talepleri ile işe iade istemleri bakımından arabulucuya başvuru dava şartıdır. Buna karşılık iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlara bağlı rücu talepleri bu kapsamın dışında tutulmuştur. Zorunlu olmadığı halde arabuluculuğa gidilmesi zaman kaybettirir; zorunlu olduğu halde atlanması ise davanın usulden reddine yol açar.
Kuruma Karşı Dava Öncesi Başvuru
Sosyal güvenlik mevzuatı, Kuruma karşı açılacak davalarda öncelikle Kurumun ilgili birimine başvurulmasını ve bu yolun tüketilmesini öngörür. Başvuru yapılmadan açılan dava, dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilebilir. Başvurunun tarihi kadar konusunun da net olması gerekir; genel içerikli bir dilekçe, sonradan açılacak davanın kapsamını karşılamayabilir.
Yetki: İşin Görüldüğü Yer
İş mahkemelerinde yetki, davalının yerleşim yeri ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesine tanınmıştır. Bu kurala aykırı yetki sözleşmeleri geçerli kabul edilmez. Farklı şantiyelerde veya birden çok ilde çalışmış işçilerde, çalışmanın ağırlıklı olarak geçtiği yerin belgelerle gösterilmesi yetki itirazını karşılamayı kolaylaştırır.
Kayıt Dışı Çalışmanın ve Ücretin İspatı
Bu dosyalarda en belirleyici sorun, resmi kayıtla fiili durumun örtüşmemesidir. Toplanması gereken deliller genellikle şunlardır:
- Hizmet dökümü, işe giriş bildirgesi ve prim gün sayısını gösteren kayıtlar
- Banka hesabına yapılan ödemeler ve ödeme açıklamaları
- Puantaj, giriş çıkış kayıtları ve varsa kart okuma dökümleri
- Aynı dönemde çalışan tanıkların bilgileri
- İşyerine ilişkin resmi kurum yazıları ve denetim tutanakları
Ücretin kayıtlarda asgari düzeyde gösterildiği hallerde, meslek kuruluşlarından alınacak emsal ücret araştırması dosyanın seyrini değiştirebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Çalışma biçimi, iş sözleşmesinin sona erme şekli ve kayıtların durumu sonucu değiştirebileceğinden, belgelerinizle birlikte hukuki destek almanız uygun olur.