İçeriğe geç
AC

SGK Uyuşmazlıklarında Bir Aylık Süre: Kuruma Başvuru, Görevli Mahkeme ve Dava Kararı

2 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 62 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında sigortalı ya da işveren, çoğu zaman iki farklı hukuk alanının kesiştiği bir noktada bulunur. 5510 sayılı Kanun kapsamındaki işlemler, 4857 ve 6331 sayılı Kanunlardan doğan yükümlülükler ile 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun usul kuralları birlikte işler. Bu rehber, sürelerin dar olduğu bu alanda başvuru ve dava tercihine odaklanmaktadır.

Önce Kuruma Başvuru Şartı

Kurumun işlemine karşı doğrudan dava açmadan önce Kuruma başvurulması gereken haller vardır. Bu başvuru yapılmadan açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilebilir. Başvurunun yazılı olarak ve kayıt altına alınacak biçimde yapılması, sonradan doğacak "başvuru yapılmadı" tartışmasını önler. Kurumun cevap vermemesi halinde ne kadar beklenmesi gerektiği ve bu sürenin sonunda dava hakkının nasıl doğacağı ayrıca planlanmalıdır.

İş Mahkemesi mi, İdari Yargı mı?

Kurumun sigortalılık, prim, tescil ve yardımlara ilişkin işlemlerinden doğan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür. Buna karşılık idari para cezalarına ve bazı idari nitelikteki işlemlere karşı izlenecek yol farklıdır. Bu ayrım yapılmadan açılan dava, yargı yolu bakımından reddedilebilir ve yeniden başvuru için gereken sürede sıkışıklık doğar. Yetki yönünden ise davalının bulunduğu yer ile işin yapıldığı yer mahkemeleri gündeme gelir.

Arabuluculuk Zorunluluğunun Sınırı

İşçi–işveren uyuşmazlıklarının önemli bir bölümünde dava şartı olarak arabuluculuk öngörülmüştür. Ancak Kuruma karşı yürütülen bazı uyuşmazlıklar ile iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan belirli talepler bu kapsamda değerlendirilmez. Bu nedenle "her ihtimale karşı arabuluculuğa başvuralım" yaklaşımı zaman kaybettirebileceği gibi, gerekli olduğu halde başvurulmaması davanın reddine yol açar. Talep kalemleri tek tek sınıflandırılmalıdır.

  • Hizmet tespiti, prim ve tescil talepleri ayrı satırlarda listelenmeli
  • Kuruma yapılan başvurunun tarihi ve evrak kaydı saklanmalı
  • İş kazası dosyalarında kaza tespit tutanağı ve müfettiş raporu istenmeli
  • İşyeri kayıtları, bordro ve giriş–çıkış bildirgeleri kronolojik dosyalanmalı

Delil Toplamanın Zamanlaması

Hizmet tespiti gibi taleplerde tanık beyanı hala belirleyici olmakla birlikte, tek başına yeterli görülmeyebilir. İşyeri kayıtları, komşu işyeri bilgileri ve resmi kurum yazışmaları beyanı destekleyecek biçimde hazırlanmalıdır. Bu belgelerin bir kısmı ancak mahkeme aracılığıyla istenebildiğinden, delil listesi verilirken talep de açıkça yazılmalıdır.

Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır. Sigortalılık türü, işlemin niteliği ve bildirim tarihleri izlenecek yolu değiştirebileceğinden, bir aylık ve benzeri kısa sürelerin söz konusu olduğu dosyalarda vakit kaybetmeden hukuki değerlendirme alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla