İş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda ilk sorulması gereken soru, hangi talebin arabuluculuk şartına tabi olduğudur. Bu ayrım yapılmadan başlatılan süreçler, ya gereksiz bir aşamada zaman kaybına ya da dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret sonucuna yol açar. Sosyal güvenlik boyutu devreye girdiğinde tablo daha da ayrışır.
Hangi Talep Hangi Yola Tabi
7036 sayılı Kanun, işçi ve işveren arasındaki alacak ve işe iade taleplerinde arabuluculuğu dava şartı olarak öngörür. Buna karşılık, sosyal güvenlik kurumunun taraf olduğu hizmet tespiti uyuşmazlıkları farklı bir çerçevede değerlendirilir; kurumun taraf olduğu bu tür davalarda arabuluculuk yolu aynı biçimde işlemez. İş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi–manevi tazminat talepleri de ayrı bir grupta ele alınır. Bu nedenle dilekçe hazırlanmadan önce taleplerin tek tek sınıflandırılması gerekir.
Hizmet Tespitinde Delil Toplama
5510 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığın tespiti taleplerinde, resmi kayıtla desteklenmeyen beyanlar tek başına yeterli olmaz. Toplanabilecek kaynaklar şunlardır:
- İşe giriş bildirgesi, aylık prim ve hizmet belgeleri ile bunlardaki boşluklar
- Ücretin banka kanalıyla ödendiğini gösteren hesap hareketleri
- İşyeri kayıtları, puantaj cetvelleri, servis ve yemek listeleri
- Aynı dönemde aynı işyerinde çalışan ve kaydı bulunan kişilerin beyanları
- Varsa kurum denetim raporları ve işyeri tescil bilgileri
Komşu işyerlerinde çalışan tanıkların dinlenmesi, kayıt dışı çalışmanın gösterilmesinde sıkça başvurulan bir yöntemdir; ancak tanığın kendi kaydının da bulunması beyanın ağırlığını artırır.
İş Sağlığı ve Güvenliği Kayıtlarının Etkisi
6331 sayılı Kanun kapsamında tutulması gereken eğitim, risk değerlendirmesi ve periyodik muayene kayıtları, iş kazası dosyalarında kusur dağılımını doğrudan etkiler. Bu belgelerin bulunmaması işveren yönünden savunmayı zayıflatırken, tarihli ve imzalı biçimde tutulmuş olmaları kusur oranını değiştirebilir. Kayıtların olay sonrasında düzenlendiği izlenimi doğuran evraklar ise beklenenin tersi bir etki yaratır.
Arabuluculukta Anlaşmak ile Yargılamayı Sürdürmek
Arabuluculuk aşamasında imzalanan tutanak, icra edilebilirlik kazandığında geri dönülmesi güç bir sonuç doğurur. Bu nedenle şu unsurlar önceden hesaplanmalıdır:
- Kıdem, ihbar, fazla çalışma ve yıllık izin alacaklarının ayrı ayrı hesaplanmış tutarı
- Tutanakta hangi alacak kalemlerinin kapsam dışı bırakıldığının açıkça yazılması
- Hizmet tespiti talebinin, işçilik alacaklarına ilişkin anlaşmadan bağımsız değerlendirilmesi
- 4857 sayılı Kanun kapsamındaki feshe bağlı sürelerin anlaşma sürerken işlemeye devam etmesi
Genel ifadelerle yazılmış ibra nitelikli metinler, sonradan ileri sürülecek talepleri kapsayabileceğinden dikkatle okunmalıdır.
Buradaki açıklamalar genel niteliktedir. Çalışma geçmişiniz ve fesih biçiminiz farklı bir yol haritası gerektirebileceğinden, başvuru yapmadan önce dosyanızın incelenmesi yerinde olur.