Sigortalılığın tespiti, eksik bildirilen primler, işe giriş-çıkış tarihlerindeki uyuşmazlıklar ve tazminat talepleri, SGK uyuşmazlıkları başlığı altında sık karşılaşılan konulardır. Bu davaların önemli bir kısmında, dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk aşamasının tamamlanması gerekir.
Arabuluculuk zorunlu mu, değil mi?
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, işçi-işveren arasındaki alacak ve tazminat davalarında arabuluculuğu dava şartı sayar. Ancak hizmet tespiti gibi kamu düzenini ilgilendiren ve Kurumun taraf olduğu bazı davalarda usul farklılaşabilir. Bu nedenle uyuşmazlığın türü baştan doğru sınıflandırılmalı; gereksiz ret riski önlenmelidir.
Hizmet tespiti davasının özelliği
- Çalışılan ama bildirilmeyen sürenin, gerçek çalışmayla ispatı esastır.
- SGK bu tür davalarda kural olarak taraf konumundadır.
- İşyeri kayıtları, bordrolar, tanık beyanları ve resmi kurum yazıları delil değeri taşır.
Dayanak mevzuat
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu sigortalılığın ve primlerin çerçevesini çizerken, 4857 sayılı İş Kanunu ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, çalışma ilişkisinin ve işverenin yükümlülüklerinin belirlenmesinde tamamlayıcı rol oynar.
Süre ve tutanak disiplini
Arabuluculuğa tabi bir talep için, anlaşmama tutanağı olmadan açılan dava dava şartı yokluğundan reddedilebilir. Ayrıca bazı SGK talepleri hak düşürücü sürelere bağlı olduğundan, çalışmanın sona erdiği ve eksikliğin öğrenildiği tarih dikkatle kaydedilmelidir.
SGK uyuşmazlıkları, hem çalışma ilişkisinin niteliğine hem de delil durumuna göre farklı seyreder. Hangi talebin arabuluculuğa tabi olduğu tereddüt yaratabileceğinden, dava öncesi profesyonel bir değerlendirme almanız yerinde olur.