Fazla çalışma alacağı, iş yargılamasında hakkında en çok belge tartışması yapılan kalemlerden biridir. İşçi çalıştığını, işveren ise ödediğini ya da böyle bir çalışmanın bulunmadığını göstermek durumundadır. 4857 sayılı İş Kanunu ile 5510 sayılı Kanun kapsamındaki kayıtlar aynı olayı farklı açılardan gösterdiğinde, dosyanın kaderini bu çelişkinin nasıl açıklandığı belirler.
İspat Yükü Nerede Başlar, Nerede Yer Değiştirir
Kural olarak fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bunu ispatla yükümlüdür. Ancak işyerinde çalışma sürelerini gösteren kayıt tutuluyorsa, tartışma bu kayıtların üzerinden yürür. Kayıt tutma yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverenin, sonradan üretilen belgelerle aynı gücü elde etmesi beklenemez. Bu nedenle ilk yapılacak iş, işyerinde hangi kayıt sisteminin bulunduğunu tespit etmektir.
Kayıt ile SGK Verisi Çeliştiğinde
Bordroda görünen ücret, SGK'ya bildirilen prim gün sayısı ve fiilî çalışma düzeni her zaman örtüşmez. Çelişki kendiliğinden bir sonuç doğurmaz; hangi verinin gerçeği yansıttığının gösterilmesi gerekir. Uygulamada şu kaynaklar birlikte okunduğunda tablo netleşir:
- Giriş çıkış turnike, kartlı geçiş veya güvenlik kayıtları
- Vardiya çizelgeleri, üretim raporları ve sevkiyat kayıtları
- Kurumsal e-posta ve mesajlaşma saatleri
- Banka hesabına yatan ücret ile bordro arasındaki farklar
Tanık Anlatımının Sınırı
Tanık, fazla çalışma davalarında yaygın bir delildir; ancak tek başına sınırsız güce sahip değildir. Tanığın çalışma dönemi ile iddia edilen dönemin örtüşmesi, aynı birimde bulunup bulunmadığı ve kendi açtığı bir davanın olup olmadığı değerlendirilir. Bu nedenle tanık listesi rastgele değil, iddia edilen dönemi kapsayacak biçimde kurulmalıdır.
Hesabı Denetlenebilir Kılmak
Talep edilen alacağın haftalık çalışma düzeni, ara dinlenme süreleri ve varsa ödenmiş kısımlar dikkate alınarak kurgulanması gerekir. Hesabın dayandığı varsayımlar dilekçede açıkça yazıldığında, bilirkişi raporuna karşı yapılacak itiraz da somut bir zemine oturur. 6331 sayılı Kanun kapsamındaki çalışma düzenine ilişkin kayıtlar, bazı işkollarında süre tespiti bakımından tamamlayıcı veri sağlar.
Arabuluculuk Aşamasında Delil Hazırlığı
7036 sayılı Kanun uyarınca işçilik alacaklarında arabuluculuk dava şartıdır. Bu aşamaya elinde hiçbir hesap ve belge olmadan gitmek, müzakerede tutar tartışmasını tamamen karşı tarafın anlatımına bırakır. Görüşme öncesinde hesap tablosunun ve dayanak belgelerin hazırlanması, anlaşma sağlansa da sağlanmasa da işe yarar.
Yukarıdaki açıklamalar genel çerçeveyi anlatır; işkolu, çalışma düzeni ve iş sözleşmesinin içeriği sonucu değiştirebilir. Alacak kalemlerinizi süre bakımından değerlendirmek üzere hukuki destek almanız uygun olacaktır.