İçeriğe geç
AC

Fazla Mesai ve SGK Uyuşmazlıklarında İspat: Kayıt Çelişkileri ve Tebligat Gecikmesi

19 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Fazla mesai alacağı, iş uyuşmazlıklarının en çok tartışılan kalemidir; çünkü tarafların elindeki kayıtlar çoğu zaman birbiriyle örtüşmez. İşveren kayıtları ile SGK bildirimleri arasındaki fark, davanın da ispat ekseni hâline gelir. Bu rehber, fazla çalışmanın ve SGK'ya yansıyan verilerin nasıl karşılaştırıldığını ve tebligatın geç ulaşmasının hak kaybına nasıl dönüştüğünü anlatır.

Fazla Çalışmayı Kim, Neyle İspat Eder?

Fazla çalışma iddiasını ileri süren işçinin bunu ortaya koyması beklenir; ancak işyerinde tutulması gereken kayıtların varlığı bu dengeyi etkiler. 4857 sayılı Kanun kapsamındaki çalışma düzeni ile 6331 sayılı Kanun uyarınca tutulan giriş-çıkış ve eğitim kayıtları, tartışmayı beyandan belgeye taşıyabilir. Kart okuma sistemi, araç takip verisi, vardiya çizelgesi ve iş e-postalarının saatleri birlikte okunduğunda tutarlı bir tablo oluşur.

SGK Kayıtlarıyla Fiili Durumun Karşılaştırılması

  • Hizmet dökümündeki gün sayısı ile fiilen çalışılan dönemin karşılaştırılması
  • Bildirilen ücret ile banka hesabına yatan tutar arasındaki farkın izlenmesi
  • Giriş-çıkış tarihlerinin işe başlama ve fesih tarihleriyle eşleştirilmesi
  • Eksik gün bildirimlerinin gerekçesinin sorgulanması

5510 sayılı Kanun kapsamındaki bildirimlerde görülen boşluklar, yalnızca prim yönünden değil, kıdem ve ihbar hesabı yönünden de sonuç doğurur. Bu nedenle hizmet tespiti gerektiren durumlar, alacak davasından önce ayrıca değerlendirilmelidir.

Tanık Beyanının Sınırı

Tanık, fazla çalışma dosyalarında sık kullanılan bir araçtır; ancak tek başına belirleyici değildir. Tanığın hangi dönemde, hangi birimde ve hangi vardiyada çalıştığı ortaya konmadığında beyanının ağırlığı azalır. Aynı işverene karşı kendi davası bulunan tanıkların beyanlarının nasıl değerlendirileceği de baştan öngörülmelidir. Tanık anlatımı, mümkün olduğunca yazılı bir kayıtla desteklenmelidir.

Arabuluculuk ve Tebligat Takvimi

7036 sayılı Kanun uyarınca işçi-işveren alacak uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartıdır. Son tutanağın düzenlendiği tarih, dava açma süresi bakımından belirleyicidir. Bu aşamada yapılan davetlerin ve sonrasındaki yargısal tebligatların geç ulaşması iki ayrı zarar doğurur: görüşmeye katılamamaktan kaynaklanan gider sorumluluğu ve dava süresinin kaçırılması. Adres bilgisinin güncel tutulması ile tutanak tarihinin takvime işlenmesi, bu riski büyük ölçüde ortadan kaldırır.

Hesap Kaleminin Talebe Dönüştürülmesi

Fazla mesai talebi, dönem dönem hesaplanıp toplu bir rakam olarak değil, dayandığı çalışma düzeniyle birlikte sunulmalıdır. Ücretin brüt mü net mi esas alındığı, hangi dönemde hangi ücretin geçerli olduğu ve varsa ödenen tutarların mahsubu dilekçede açıkça gösterilmelidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Çalışma düzeni, işyeri kayıt sistemi ve fesih biçimi sonucu değiştirebileceğinden, talep oluşturulmadan önce dosyanın kendi kayıtları üzerinden inceleme yapılması gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla