Sosyal güvenlik uyuşmazlıklarının büyük bölümü hukuki yorumdan değil, geçmişe dönük bir olgunun kanıtlanmasından doğar: kişi gerçekten o işyerinde, o tarihlerde ve o ücretle çalışmış mıdır? 5510, 4857, 7036 ve 6331 sayılı düzenlemelerin kesiştiği bu alanda dosyanın kaderini delil düzeni belirler.
Resmî Kayıtlarla Başlamak
Hizmet dökümü, işe giriş ve çıkış bildirgeleri, aylık prim ve hizmet belgeleri ile işyeri sicil kayıtları ilk adımda toplanmalıdır. Bu kayıtlar aleyhe olsa bile alınmalıdır; çünkü iddia, resmî kaydın hangi noktada gerçeği yansıtmadığını göstermek üzerine kurulur. Kaydın hiç bulunmadığı dönemler ile eksik gün bildirilen dönemler ayrı ayrı listelenmelidir.
Kayıt Dışı Dönemin Kanıtlanması
- İşyeri kayıtları, puantaj ve servis listeleri
- Banka hesabına yatan ödemelerin düzenliliği ve tutar seyri
- Aynı dönemde aynı işyerinde kayıtlı çalışan tanıklar
- Meslek odası, sendika ya da resmî denetim tutanakları
- İşyerine giriş kartı, telefon hattı, e-posta ve iş yazışması kayıtları
Hizmet tespiti taleplerinde komşu işyeri çalışanlarının beyanına başvurulması yerleşik bir uygulamadır; ancak tanık anlatımının tarih aralığını net vermesi gerekir. Belirsiz süre beyanı, aleyhe yorumlanabilecek bir boşluk yaratır.
Hak Düşürücü Süre ve Zamanlama
Hizmet tespiti taleplerinde, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren işleyen beş yıllık hak düşürücü süre uygulamanın en sert sınırıdır. Bu sürenin işlemediği durumlar sınırlıdır ve Kurumun durumu resen tespit etmiş olması ya da işverence usulüne uygun belge verilmiş olması gibi hâllere dayanır. Dolayısıyla dava planlaması yapılırken önce hangi dönemlerin süre bakımından tartışmasız olduğu ayrılmalıdır.
Tebligat Gecikmesi ve Kurum Yazışmaları
Kuruma yapılan başvuruların cevapları çoğu zaman kayıtlı adrese gönderilir. Adres değişikliği bildirilmemişse cevap ulaşmasa da tebligat geçerli sayılabilir ve itiraz süresi işlemeye başlar. Bu riski azaltmak için başvuru tarihi, evrak numarası ve beklenen cevap tarihi tek bir takip tablosunda tutulmalı; cevap gelmediğinde süre sonu beklenmeden yazılı olarak durum sorulmalıdır.
Arabuluculuk Aşamasının Doğru Kurgulanması
İşçi ile işveren arasındaki alacak ve işe iade uyuşmazlıklarında arabuluculuğun dava şartı olduğu hâller vardır; buna karşılık Kurumun taraf olduğu tespit talepleri aynı kategoride değerlendirilmez. Bu ayrımın baştan yapılmaması, dosyanın usulden dönmesine yol açar. Arabuluculuk aşamasında yapılan ücret ve süre beyanları da sonradan dosyaya girebileceğinden, bu aşamada verilen rakamlar delil düzeniyle uyumlu olmalıdır.
Yukarıdaki bilgiler genel çerçeve sunar. Her çalışma ilişkisinin belgesel izi farklı olduğundan, dava veya başvuru öncesinde dosyanızın hukuki değerlendirmesini yaptırmanız uygun olacaktır.