Açık rıza, kişisel veri işlemenin hukuka uygunluk sebeplerinden yalnızca biridir; ancak uygulamada en çok tartışılan başlıktır. Uyuşmazlıklarda belirleyici soru genellikle şudur: rıza belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanmış mıdır? Bu rehber 6698 sayılı Kanun ekseninde ispat yükünü ve başvuru usulünü ele alır.
Rızanın Geçerliliği Nasıl Denetlenir
Bir rızanın geçerli sayılabilmesi için hangi verinin, hangi amaçla, kimlere aktarılmak üzere işleneceğinin önceden anlaşılır biçimde bildirilmiş olması gerekir. Hizmetin verilmesi rızanın verilmesine bağlanmışsa özgür irade tartışmalı hâle gelir. Aynı şekilde aydınlatma metniyle rıza metninin tek kutucukta birleştirilmesi, açık rızayı sakatlayan tipik bir kurgu olarak öne çıkar.
Delil Yükü Veri Sorumlusundadır
- Rızanın alındığı arayüz, tarih ve saat damgası ile birlikte log kayıtları
- Aydınlatma metninin o tarihteki sürümü ve sunum biçimi
- Rızanın geri alınmasına ilişkin talebin ne zaman karşılandığını gösteren kayıt
- Veri işleme envanteri, saklama ve imha politikası ile aktarım kayıtları
- Yetkisiz erişim iddiası varsa ihlal bildirimi ve iç inceleme dosyası
Başvuru ve Şikâyet Sırası
Kanun, Kurula şikâyetten önce veri sorumlusuna başvurulmasını zorunlu tutar. Veri sorumlusu talebi en geç otuz gün içinde sonuçlandırır. Başvurunun reddedilmesi, yetersiz yanıt verilmesi ya da süresinde cevap verilmemesi hâlinde ilgili kişi, cevabı öğrendiği tarihten itibaren otuz ve her hâlde başvuru tarihinden itibaren altmış gün içinde Kurula şikâyette bulunabilir. Bu iki süre birlikte hesaplanmalı; başvuru tarihini gösteren tebliğ veya elektronik gönderi kaydı mutlaka saklanmalıdır.
Usule Aykırı İşlemin Sonuçları
- Doğrudan Kurula şikâyet edilmesi nedeniyle başvurunun usulden değerlendirilememesi
- Talebin veri sorumlusuna değil, aracı bir hizmet sağlayıcısına iletilmesi
- Başvuruda hangi hakkın kullanıldığının açıkça belirtilmemesi
- Kimlik doğrulama şartı karşılanmadığı için talebin işleme alınmaması
- Tazminat talebi bakımından genel mahkeme yolunun tümüyle atlanması
İdari Süreç ile Yargı Yolunun İlişkisi
Kurul kararı, kişilik haklarının ihlaline dayalı tazminat talebinin yerine geçmez; iki yol birbirini tamamlar. Bu nedenle şikâyet dilekçesinde yalnızca ihlalin tespiti değil, zararın oluşumuna ilişkin somut olgular da kayda geçirilmelidir. Karara karşı idari yargı yolunun açık olduğu ve dava süresinin kararın tebliğinden işlemeye başladığı unutulmamalıdır.
Metin genel bilgilendirme niteliğindedir; veri işleme faaliyetinin yapısı ve sektör düzenlemeleri sonucu değiştirebileceğinden somut olayda ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.