Açık rıza, kişisel veri işlemenin en çok tartışılan hukuki sebebidir ve eksikliği çoğu zaman idari para cezasının temelini oluşturur. Bu rehber, KVKK (6698 sayılı Kanun) ve ilgili düzenlemeler ışığında rızanın geçerliliği ile ceza sürecini ele alır.
Geçerli Rıza Nasıl Olur
Açık rızanın hukuken sonuç doğurması için üç unsuru birlikte taşıması gerekir: belirli bir konuya ilişkin olması, bilgilendirmeye dayanması ve özgür iradeyle açıklanması. Bir hizmetin verilmesini rıza şartına bağlamak, yani rızayı zorunlu tutmak, özgür irade unsurunu ortadan kaldırır ve rızayı geçersiz kılar.
Rıza Aranmayan Haller
Çoğu ceza dosyasında asıl mesele, işlemenin gerçekten rızaya mı dayandığı yoksa başka bir hukuki sebeple mi yürütülebileceğidir. Sözleşmenin ifası, hukuki yükümlülük veya meşru menfaat gibi sebepler varken açık rıza almak, hem gereksizdir hem de rızanın geri alınması halinde işleyişi kilitler. Bu nedenle:
- Her işleme faaliyeti için doğru hukuki sebep önceden belirlenmelidir.
- Rıza, diğer sebeplerin bulunmadığı hallere saklanmalıdır.
- Aydınlatma yükümlülüğü, rızadan ayrı ve her koşulda yerine getirilir.
Ceza Kararına Karşı Süreç
Kurulun verdiği idari para cezasına karşı yasal süre içinde yargı yoluna başvurulabilir. İtirazın gücü, ihlal iddiasının somut belgelerle karşılanmasına bağlıdır: veri işleme envanteri, aydınlatma metinleri, rıza kayıtları ve saklama sürelerine ilişkin kayıtlar dosyanın omurgasını oluşturur.
Orantılılık Savunması
Cezanın miktarı belirlenirken ihlalin ağırlığı, kusurun derecesi ve alınan tedbirler dikkate alınır. Veri sorumlusunun ihlali gidermek için attığı adımlar, savunmada ayrıca vurgulanmalıdır.
Açıklamalar geneldir; her veri işleme faaliyetinin bağlamı sonucu etkiler. Somut olayınız için uzman görüşü almanız yerinde olacaktır.