İçeriğe geç
AC

Açık Rızaya Dayandırılan Veri İşlemede Ceza Riski ve Savunma Kurgusu

24 Mayıs 2026 Bilişim Hukuku 3 dk okuma 78 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

Veri işleme faaliyetinin hukuki sebebi olarak açık rızanın gösterildiği dosyalarda savunma, çoğu zaman rızanın alındığını kanıtlamaya odaklanır. Oysa 6698 sayılı KVKK bakımından asıl tartışma, alınan beyanın gerçekten geçerli bir açık rıza sayılıp sayılmayacağı ve o faaliyet için rızaya dayanmanın doğru bir tercih olup olmadığıdır.

Savunmanın İlk Kararı: Sebep Gerçekten Rıza mıydı

Kanun, açık rıza dışında da veri işlemeye imkân tanıyan hukuki sebepler öngörür. Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan ilgili olma, kanunlarda açıkça öngörülme ya da ilgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla meşru menfaat bunların başında gelir. Uygulamada kurumlar, aslında başka bir sebebe dayanabilecekleri işlemler için de rıza almayı tercih eder. Bu tercih, rızanın geçerliliği tartışmaya açıldığında tüm faaliyeti dayanaksız bırakır. Bu nedenle savunmanın ilk adımı, işlemenin dayanabileceği alternatif sebeplerin dosyada gösterilmesidir.

Rızanın Geçerliliği Hangi Unsurlarla Tartışılır

  • Belirli bir konuya ilişkin olması: her amaç için ayrı ayrı alınmayan toplu onaylar tartışmaya açıktır.
  • Bilgilendirmeye dayanması: aydınlatma yapılmadan alınan onay geçerli sayılmaz.
  • Özgür iradeyle açıklanması: hizmetin verilmesinin rıza şartına bağlanması, iradenin serbestliğini zedeler.
  • Önceden işaretlenmiş kutucuk veya sözleşme metnine gömülü ifadelerle alınan onayların ayrı bir irade beyanı sayılmaması
  • Rızanın hangi tarihte ve hangi metin üzerinden alındığının gösterilebilmesi

Ceza Riskini Büyüten Kayıt Boşlukları

İnceleme sırasında en çok zorlanılan nokta, geçmiş bir tarihte alınan rızanın o günkü metinle birlikte ortaya konamamasıdır. Onay kayıtları yalnızca evet veya hayır bilgisiyle tutulmuşsa, hangi metne onay verildiği belirsiz kalır. Aynı şekilde farklı kanallardan gelen onayların tek bir havuzda birleştirilmesi, hangi amaç için rıza bulunduğunun ayrıştırılmasını imkânsız hâle getirir. Elektronik ortamda yürütülen faaliyetlerde 5651 sayılı Kanundan doğan kayıt yükümlülükleriyle bu kayıtların karıştırılması da ayrı bir eksiklik kaynağıdır.

İtiraz Dosyasının Kurulması

  1. Yaptırıma konu faaliyet, veri kategorisi ve amaç bazında ayrıştırılır.
  2. Her amaç için dayanılan hukuki sebep ayrı ayrı yazılır ve rızaya dayanılmayan kısımlar öne çıkarılır.
  3. Rızaya dayanılan kısımlarda onay metninin o tarihteki sürümü kayıtla birlikte sunulur.
  4. Başvurunun yöneltileceği merci ve süre, kararın tebliğ edildiği tarihte yürürlükte bulunan düzenlemeye göre belirlenir; bu konudaki hüküm geçmişte değiştiğinden eski örneklere göre hareket etmek risklidir.

Rızanın Geri Alınmasından Sonraki Dönem

İlgili kişi rızasını her zaman geri alabilir. Bu andan sonra işlemenin sürdürülmesi bağımsız bir ihlal oluşturur. Geri alma talebinin sisteme ne kadar sürede yansıdığı ve bu süre içinde hangi işlemlerin yapıldığı, ceza değerlendirmesinde ayrıca ağırlık taşır. Bu nedenle geri alma taleplerinin işlendiği zaman damgalı kayıt düzeni savunmanın önemli bir parçasıdır.

Yukarıdaki değerlendirme genel çerçeve sunar. Veri işleme yapınız, kullanılan kanallar ve karara konu dönem farklılık gösterdiğinden, itiraz süresi işlemeye başlamadan bir hukukçuyla dosyanın gözden geçirilmesi yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla