Kişisel veri işleyen kuruluşlarda karşılaşılan idari para cezalarının önemli bir bölümü, işlemenin hukuki sebebinin yanlış kurgulanmasından doğar. Açık rızaya dayandırılan ancak aslında rıza dışı bir sebebe dayanması gereken işlemeler, denetimde en çok tartışılan başlıklardandır. Bu rehber, ceza tebliğinden sonra izlenecek sırayı ve savunmanın hangi eksende kurulacağını ele alır.
Cezanın Dayanağını Doğru Okumak
İlk iş, kararın hangi yükümlülüğün ihlaline dayandığını ayırt etmektir: aydınlatma yükümlülüğü mü, veri güvenliğine ilişkin tedbirler mi, yoksa işlemenin hukuka uygunluk sebebi mi tartışılmaktadır? 6698 sayılı KVKK bakımından bu ayrım kritiktir; çünkü açık rızanın geçersiz sayılması, işlemenin tümüyle hukuka aykırı olduğu anlamına gelmeyebilir. Sözleşmenin kurulması veya hukuki yükümlülüğün yerine getirilmesi gibi başka bir sebep varsa, savunma bu sebep üzerine kurulur.
Savunmayı Güçlendiren Belge Seti
- Veri envanteri ve işleme amaçlarının kayda alındığı tarihli belgeler
- Aydınlatma metninin veriyle temas anında gösterildiğini kanıtlayan arayüz kayıtları
- Rızanın hizmet şartına bağlanmadığını gösteren akış: rıza vermeyen kullanıcının da hizmet alabildiği
- Rızanın geri alınabildiğine dair mekanizma ve geri alma taleplerinin işlendiği kayıtlar
- Varsa denetim öncesi alınmış teknik ve idari tedbir raporları
Başvuru Merciini ve Süreyi Kararın Kendisinden Teyit Edin
İdari yaptırım kararlarında başvurulacak merci ve süre, kararın sonunda kanun yolu olarak gösterilir. Bu bilgiyi ikinci elden duyumla değil, tebliğ edilen metinden almak gerekir; yanlış mercie yapılan başvuru süreyi durdurmaz ve çoğu zaman telafi imkânı bırakmaz. Tebliğ tarihinin nasıl hesaplandığı, elektronik tebligat kullanılan kuruluşlarda ayrıca kontrol edilmelidir.
İhlal Bildirimi Süreciyle Çakışma
Aynı olay hem idari yaptırıma hem de veri sahiplerinin başvurularına konu olabilir. Bu durumda kuruma verilen savunma ile ilgili kişilere verilen yanıtların birbiriyle çelişmemesi gerekir; çelişki, sonraki aşamada aleyhe delil haline gelir. 5651 sayılı Kanun kapsamında içerik kaldırma talepleri de gündeme gelmişse, bu dosyaların dili ortak bir olay anlatımıyla kurulmalıdır.
Anlaşma Yolu ile Yargı Yolu Arasındaki Tercih
İdari para cezalarında karşı tarafla anlaşarak sonuç doğurma imkânı, özel hukuk uyuşmazlıklarındaki gibi değildir; buna karşılık ilgili kişilerin tazminat talepleri bakımından sulh mümkündür. Bu iki hattı ayrı yönetmek, yargı yoluna gidilmesi halinde savunmanın tutarlılığını korur. Ceza tutarının ödenmesinin itiraz hakkına etkisi, karar metnindeki açıklamalara göre değerlendirilmelidir.
Yukarıdaki değerlendirmeler bilgilendirme amacı taşır; veri işleme süreçlerinin yapısı kuruluştan kuruluşa değiştiği için savunmanın ekseni de değişir. Karar elinize ulaştığında, süre işlemeye başlamadan bir hukukçuyla dosyayı birlikte okumanız önerilir.