Açık rıza, uygulamada en çok başvurulan ancak en kolay geçersiz hâle gelen hukuki dayanaktır. 6698 sayılı KVKK bakımından rıza, özgür iradeyle açıklanmış, belirli bir konuya ilişkin ve bilgilendirmeye dayanan bir irade beyanıdır. Yurt dışına aktarım söz konusu olduğunda bu üç unsurun her biri ayrı ayrı sorgulanır. 5651 sayılı Kanun kapsamındaki barındırma ilişkileri de aynı akışa dahil olduğunda, rızayı genel bir onay kutucuğuna indirgeyen yapılar hızla savunulamaz hâle gelir.
Açık Rıza Neden Son Çare Olarak Konumlandırılır
Bir işleme faaliyeti kanunda öngörülen diğer şartlardan birine dayanabiliyorsa, ayrıca rıza aranması yerinde değildir. Sözleşmenin ifası için zorunlu bir aktarımı rızaya bağlamak, kişiye gerçekte var olmayan bir seçim sunar ve rızanın geri alınması hâlinde hizmetin sürdürülemeyeceği bir açmaz doğurur. Bu nedenle rıza, dayanak listesinin başında değil, diğer şartların tükendiği yerde değerlendirilmelidir.
Geçerlilik Ölçütleri: Metinde Aranan Unsurlar
- Aktarımın hangi ülkeye ve hangi alıcı grubuna yapılacağının belirtilmesi
- Aktarılacak veri kategorilerinin sayılması
- Aktarımın amacının somut biçimde açıklanması
- Rızanın hizmetin kullanımı için ön koşul hâline getirilmemesi
- Beyanın diğer onaylardan ayrı bir işlemle alınması
- Rızanın geri alınabileceğinin ve bunun nasıl yapılacağının gösterilmesi
Aydınlatma ile Rızanın Tek Metne Sıkıştırılması
Bu iki işlemin aynı kutucukta toplanması, uygulamadaki en yaygın usul kusurudur. Aydınlatma bir bilgilendirme yükümlülüğü, rıza ise bir irade beyanıdır; ikisinin tek onayla birleştirilmesi, hangi konuda irade açıklandığını belirsizleştirir. Ayrıca aydınlatma her hâlde yapılması gereken bir işlemken, rıza yalnızca gerektiğinde alınır. Metinlerin ayrılması, denetim aşamasında sunulacak kayıt düzenini de kolaylaştırır.
Çalışan ve Müşteri İlişkilerinde Özgür İrade Sorunu
Taraflar arasında bağımlılık ilişkisi bulunduğunda rızanın özgür iradeyle verildiği tartışmaya açılır. İstihdam ilişkisinde, aktarımın reddedilmesi hâlinde olumsuz sonuç doğacağı izlenimi veren her düzenleme, rızayı zayıflatır. Benzer biçimde, hizmete erişimin rıza verilmesine bağlandığı tüketici uygulamalarında da beyanın geçerliliği sorgulanır. Bu ilişkilerde rıza yerine başka bir hukuki zeminin kurulabilmesi çoğu zaman daha sağlam bir çözümdür.
Rızanın Geri Alınması ve Sonraki İşlemler
Rıza geri alındığında, buna dayanan aktarımın durdurulması gerekir; ancak geçmişte hukuka uygun biçimde yapılmış işlemler kendiliğinden geçersiz hâle gelmez. Kurulması gereken yapı, geri alma talebinin hangi kanaldan alınacağı, hangi sistemlere ne kadar sürede yansıtılacağı ve yurt dışındaki alıcıya nasıl iletileceği konusunda yazılı bir akış oluşturmaktır. Bu akış tanımlanmadığında, talep alınmış olsa dahi teknik tarafta uygulanmadan kalır.
Yukarıdaki ölçütler genel bir değerlendirme çerçevesi sunar; her yapıda veri akışı ve taraf ilişkisi farklıdır. Rıza metinlerinizi yayına almadan önce hangi işlemenin gerçekten rızaya dayanması gerektiğini bir hukukçuyla birlikte gözden geçirmeniz önerilir.