Kişisel bir verinin silinmesi ya da arama sonuçlarından çıkarılması talepleri çoğu zaman hukuki gerekçenin zayıflığından değil, ispat dosyasının eksikliğinden sonuçsuz kalır. Veri sorumlusu ilgili kaydın bulunmadığını, yayının zaten kaldırıldığını veya başvurunun kendisine hiç ulaşmadığını ileri sürdüğünde süreci ilgili kişinin elindeki belgeler belirler. Bu rehber, 6698 sayılı KVKK ve 5651 sayılı Kanun ekseninde unutulma hakkı taleplerinde delil kurgusunu ele alır.
Talebin Türünü Baştan Ayırmak
Silme, yok etme ve anonim hale getirme farklı teknik ve hukuki sonuçlar doğurur. Arama motoru sonuçlarındaki bağlantının dizinden çıkarılması ise kaynak içeriğin kaldırılmasından bağımsız bir taleptir. Dilekçede bu ayrım yapılmazsa gelen cevap da bulanık olur ve dosya daha ilk adımda zayıflar.
- Kaynak içerik: yayını yapan veri sorumlusuna yöneltilir.
- Dizin bağlantısı: arama motoruna, ad ve soyad sorgusu esas alınarak iletilir.
- Erişimin engellenmesi: 5651 sayılı Kanun kapsamındaki hakimlik yoluyla istenir.
Ekran Görüntüsünün Yetmediği Yer
Tek başına ekran görüntüsü, tarih ve kaynak doğrulaması içermediği için itiraza açıktır. Delil dosyası şu katmanlarla güçlendirilir:
- Bağlantının tam adresi, sorgulama tarihi ve saatiyle birlikte kayda alınır.
- Hangi arama ifadesiyle ve hangi sırada göründüğü not edilir.
- İçeriğin güncel halinin belgelenmesi için noter aracılığıyla tespit tutanağı düzenlenebilir.
- Başvurunun gönderim ve teslim delili ayrı bir klasörde saklanır.
- Veri sorumlusunun cevabı ya da cevapsız geçen sürenin bitiş tarihi kayıt altına alınır.
Süre Zincirinin Koptuğu Nokta
Unutulma hakkı taleplerinde en sık yaşanan kayıp, veri sorumlusuna başvuru tarihinin ispatlanamamasıdır. Kurula şikayet için öngörülen süre bu tarihe ve alınan cevaba bağlı olarak işlediğinden, gönderim delili yoksa süre hesabı tartışmalı hale gelir ve talep esasa girilmeden reddedilebilir. Bu nedenle başvuru; kayıtlı elektronik posta, noter ya da iadeli taahhütlü gibi tarihi belgelenebilir bir kanaldan yapılmalıdır.
Karşı Argümana Karşı Delil
Veri sorumlusu genellikle ifade ve haber verme özgürlüğüne, içeriğin güncelliğine ve kamusal ilgiye dayanır. İlgili kişi bu noktada soyut rahatsızlık beyanıyla yetinmemeli; verinin güncelliğini yitirdiğini, mesleki veya sosyal hayatta somut sonuç doğurduğunu ve kişinin kamusal bir rol taşımadığını gösteren belgeleri dosyaya eklemelidir. İspat dengesi çoğu kez bu ayrıntıda kurulur.
Burada aktarılanlar genel nitelikte bilgilendirmedir. Her dosyada verinin niteliği, yayın tarihi ve tarafların konumu farklı bir sonuca götürebileceğinden, talebin somut olaya göre bir hukukçuyla birlikte kurgulanması yerinde olur.