Boşanma davalarında tarafların en çok şaşırdığı nokta, haklı olmakla ispat edebilmek arasındaki farktır. Özellikle özel boşanma sebeplerine dayanıldığında, olayın yaşanmış olması yetmez; süresinde dava açılmış ve iddia usulüne uygun delillendirilmiş olmalıdır.
Özel Sebeplerde İşleyen Hak Düşürücü Süreler
TMK, bazı özel boşanma sebepleri bakımından, sebebin öğrenilmesinden itibaren işleyen kısa bir süre ile olayın üzerinden geçecek daha uzun bir süreyi birlikte öngörür. Bu iki süreden biri dolduğunda o sebebe dayanma imkânı ortadan kalkar. Uygulamada dosyalar çoğu zaman bu nedenle sebep değiştirmek zorunda kalır ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması iddiasına yönelir. Bu geçiş kendiliğinden olmaz; dilekçedeki vakıa anlatımının buna uygun kurulması gerekir.
Affın İspat Üzerindeki Etkisi
Olayın affedilmiş sayılması, o sebebe dayanmayı engeller. Af açık bir beyanla olabileceği gibi, davranışlardan da anlaşılabilir. Bu yüzden ayrılık sonrası birlikte yaşamaya dönülmesi, olayın ardından yapılan yazışmaların içeriği ve tarafların davranış çizgisi dosyada ayrıca değerlendirilir. Karşı tarafın af savunmasına karşı hazırlık yapılmadığında, güçlü görünen bir iddia dahi sonuçsuz kalabilir.
Delilin Hukuka Uygunluğu
Aile dosyalarında sunulan kayıtların bir bölümü, elde ediliş biçimi nedeniyle tartışma yaratır. Kişinin kendi konuşmasına ilişkin kayıt ile üçüncü kişilerin haberi olmaksızın oluşturulan kayıtlar aynı değerlendirmeye tabi değildir. HMK kapsamında hukuka aykırı biçimde elde edilen delil dosyada dikkate alınmaz; üstelik ayrı bir hukuki sorumluluk da doğurabilir. Bu nedenle delil sunmadan önce elde ediliş biçimi mutlaka gözden geçirilmelidir.
Tanık Beyanının Sınırı
- Tanık, duyduğunu değil gördüğünü ve bildiğini anlatabildiği ölçüde değer taşır
- Aynı olayı doğrulayan birden fazla tanık, tek tanıktan güçlüdür
- Tanık listesi, her tanığın hangi vakıa için dinleneceği belirtilerek verilmelidir
- Aile mahkemelerinin işleyişine ilişkin 4787 sayılı Kanun kapsamındaki uzman görüşü de dosyada rol oynar
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Tarafların durumu, çocukların varlığı ve olayların tarihi stratejiyi tümüyle değiştirebileceğinden, dava öncesinde bireysel hukuki değerlendirme alınması önerilir.