Boşanma dosyalarında en çok gözden kaçan konu, davanın ne kadar süreceği değil; dava açma hakkının ne zaman kullanılması gerektiğidir. TMK bazı boşanma sebeplerini süreye bağladığından, beklemek doğrudan hak kaybına dönüşebilir.
Sebebe Göre Değişen Zaman Kuralı
Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanan genel sebep bakımından kanun belirli bir hak düşürücü süre öngörmez. Buna karşılık zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış gibi özel sebepler, olayın öğrenilmesinden itibaren işleyen ve olayın üzerinden geçen süreye de bağlanan sınırlamalara tabidir. Bu nedenle ilk yapılacak iş, dayanılacak sebebi seçmek ve o sebebe ait zaman kuralını doğrulamaktır.
Affın Sessiz Etkisi
Süreyle bağlantılı en kritik nokta aftır. Olayı öğrendikten sonra evlilik birliğinin normal biçimde sürdürülmesi, sonraki aşamada affetme iddiasına dayanak yapılabilir. Affeden taraf, o olaya dayanarak dava açma hakkını kaybeder. Bu nedenle karar verme aşamasında birlikte yaşamanın sürdürülüp sürdürülmediği, ortak hesap ve tatil gibi ilişkinin devamını gösteren kayıtlar da hesaba katılmalıdır.
Yargılama Takviminin Yönetimi
Dava açıldıktan sonra usul takvimi HMK çerçevesinde işler ve dilekçeler aşaması kapandıktan sonra iddia ve savunmayı genişletmek kural olarak mümkün olmaz. Bu, uygulamada şu anlama gelir: delillerin ve taleplerin baştan eksiksiz sunulması gerekir. Boşanma dosyalarında aynı çatı altında ilerleyen konular ayrı ayrı planlanmalıdır:
- Geçici nitelikteki tedbir talepleri ve bunların hangi aşamada isteneceği
- Velayet, kişisel ilişki ve nafaka kalemlerinin dayandığı belgeler
- Tazminat taleplerinin kusur iddiasıyla bağlantısı
- Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin istemlerin zamanlaması
Anlaşmalı Yola Geçmek mi, Çekişmeyi Sürdürmek mi
Taraflar boşanmanın kendisinde ve mali sonuçlarında ortak bir noktaya gelebiliyorsa, anlaşmalı yol hem çocuklar bakımından daha az yıpratıcı hem de takvim bakımından çok daha öngörülebilirdir; ancak bunun için evliliğin belirli bir süre devam etmiş olması ve hakimin protokolü uygun bulması gerekir. Buna karşılık kusur iddiası tazminat sonucunu doğrudan etkileyecekse ya da taraflardan biri malvarlığı hakkında bilgi paylaşmıyorsa, çekişmeli sürecin sonuna kadar gidilmesi gerekebilir. Protokol imzalanmadan önce mal rejimine ilişkin sonuçların ayrıca yazılması, sonradan açılan davaların önüne geçer.
Kapanış
Yukarıdaki bilgiler genel çerçeve niteliğindedir. Hangi sebebe dayanılacağı ve hangi talebin ne zaman ileri sürüleceği kişisel duruma göre değişeceğinden, dava açmadan önce ayrıntılı bir hukuki görüşme yapmanız önerilir.