İçeriğe geç
AC

Kişisel İlişki Kararının İcra Edilebilirliği: Görevli Mahkeme ve Uygulama Süreci

8 Haziran 2026 Aile Hukuku 2 dk okuma 76 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Kişisel ilişki kurulmasına dair karar, elde edildiği anda değil fiilen uygulanabildiği ölçüde sonuç doğurur. Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, kararın metnindeki belirsizlikler ile yerine getirme sürecinin hangi birim tarafından yürütüldüğüne ilişkin bilgi eksikliğidir. Bu rehber, kararın icra edilebilirliğini baştan planlamayı konu alır.

Kararı İcraya Elverişli Yazdırmak

Hüküm fıkrasında gün, saat, teslim ve iade yeri ile bayram ve tatil dönemlerinin açıkça gösterilmemesi, sonradan yerine getirme aşamasında tartışma doğurur. “Uygun görülecek zamanlarda” gibi esnek ifadeler, tarafların iyi niyetli olduğu dönemde sorun yaratmasa da uyuşmazlık çıktığında uygulanamaz hâle gelir. Bu nedenle dava aşamasında talebin somut bir takvim olarak kurulması, ileride ayrı bir dava açma ihtiyacını ortadan kaldırabilir.

Görev ve Yetki

Kişisel ilişki kurulması, değiştirilmesi veya kaldırılması talepleri 4787 sayılı Kanun uyarınca aile mahkemesinin görev alanındadır; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görev yapar. Yetki bakımından yerleşim yeri esaslı genel kurallar ile çocuğun yerleşim yerine bağlı özel kurallar birlikte değerlendirilmelidir. Çocuğun velayet hakkı sahibiyle birlikte başka bir ile taşınması hâlinde, sonraki taleplerin hangi mahkemeye yöneltileceği bu değerlendirmeye göre belirlenir.

Yerine Getirme Sürecinin Değişen Yapısı

Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların yerine getirilmesi, mevzuat değişikliğiyle icra dairelerinin görev alanından çıkarılarak adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerine bırakılmıştır. Süreç artık icra takibi mantığıyla değil, çocuğun yararı gözetilerek yürütülen bir teslim usulüyle işler. Yükümlülüğe uyulmaması hâlinde uygulanabilecek yaptırımlar ise ayrı bir başvuruyu gerektirir.

Uygulamada Aksayan Noktalar

  • Teslim yerinin tarafların adresine göre değil, çocuğun günlük düzenine göre belirlenmemesi
  • Okul dönemi ile tatil dönemi programının birbiriyle çelişmesi
  • Yurt dışına çıkış, pasaport ve seyahat izinlerinin karar metninde düzenlenmemesi
  • Teslimin gerçekleşmediği hâllerde tutanak tutulmaması ve kaydın oluşmaması
  • Çocuğun yaşına göre ilişki biçiminin (görüntülü görüşme, yatılı kalma) ayrıştırılmaması

İhlal Hâlinde İzlenecek Adımlar

  1. Teslim edilmediğine ilişkin resmî kayıt oluşturulur; sözlü bildirimle yetinilmez.
  2. İhlallerin tekrarı tarih sırasıyla listelenerek süreklilik ortaya konur.
  3. Kararın uygulanamaz hâle geldiği iddiası varsa değiştirme talebi ayrıca değerlendirilir.
  4. Çocuğun beyanının alınmasının gerekip gerekmediği, yaş ve idrak düzeyine göre düşünülür.
  5. TMK kapsamındaki koruma önlemlerinin gündeme gelip gelmeyeceği ayrı bir başlık olarak ele alınır.

Aile hukuku dosyalarında sonucu belirleyen ölçüt çocuğun üstün yararıdır ve her dosyanın koşulları farklıdır. Bu genel açıklamalar somut dosyanın yerine geçmez; kararın uygulanmasında sorun yaşandığında gecikmeden hukuki değerlendirme alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla