Evlilik birliği sona erdiğinde ortaya çıkan mal paylaşımı talepleri, boşanma davasının içinde çözülmez. Türk Medeni Kanunu'na göre mal rejiminin tasfiyesi ayrı bir dava konusudur ve boşanma kararının kesinleşmesine bağlıdır. Bu nedenle tasfiye talebi boşanma dilekçesine eklendiğinde, mahkeme çoğu zaman boşanmanın kesinleşmesini bekletici mesele yapar. Zamanlamayı yanlış kurmak, dosyanın yıllarca beklemesine ya da talebin usulden ele alınmamasına yol açar.
Talep Türlerini Ayırmak
Uygulamada birbirinin yerine kullanılan üç talep, hukuken farklıdır ve farklı ispat gerektirir:
- Katılma alacağı: edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinden doğar
- Değer artış payı: bir eşin diğerinin malına yaptığı katkının değer artışından pay alınmasıdır
- Katkı payı alacağı: 2002 öncesi dönemde geçerli olan rejim bakımından gündeme gelir
- Kişisel mal iddiası: rejim dışında kalan malvarlığının ayrıştırılmasıdır
Dilekçede bu kalemler birbirine karıştırılırsa, hesaplama aşamasında talebin dayanağı belirsiz kalır.
Tarihlerin Belirlenmesi
- Evlenme tarihi ve varsa mal rejimi sözleşmesinin tarihi tespit edilir.
- Mal rejiminin sona erdiği an, kural olarak boşanma davasının açıldığı tarihe bağlanır.
- Tasfiyeye konu malların bu tarihteki durumu belirlenir.
- Değerlendirme bakımından karara en yakın tarihteki değerin esas alınacağı gözetilerek güncel değer araştırması yapılır.
- Boşanma kararının kesinleşme tarihi, zamanaşımı hesabının başlangıcı olarak takvime işlenir.
Görev, Yetki ve Harç
4787 sayılı Kanun uyarınca aile mahkemeleri bu uyuşmazlıklarda görevlidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görev yapar. Talebin miktarı başlangıçta belirlenemiyorsa harç ve talep türü buna göre kurgulanmalı, sonradan hesap raporu geldiğinde artırım imkânı Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde değerlendirilmelidir. Baştan düşük gösterilen ve sonradan artırılamayan taleplerde, hesaplanan alacağın bir bölümü fiilen istenemez hâle gelir.
Delil ve Malvarlığı Araştırması
Tasfiye dosyalarının omurgası malvarlığı araştırmasıdır. Tapu kayıtları, araç kayıtları, banka hesap ve kredi dökümleri, şirket ortaklık payları ve bireysel emeklilik birikimleri ayrı ayrı sorgulanmalıdır. Malın edinilmesinde kullanılan kaynağın kişisel mal mı yoksa edinilmiş mal mı olduğu, ödeme belgeleriyle ortaya konur. Devrin üçüncü kişiye yapıldığı iddiası varsa, devrin tarihi ve bedeli ayrıca incelenmelidir.
Değerlendirme
Mal rejimi dosyalarında sonuç, hesabın dayandığı tarihlerin doğruluğuna sıkı biçimde bağlıdır. Yukarıdaki çerçeve genel niteliktedir; evlilik süresi, malların edinim tarihleri ve rejim türü sonucu değiştirebileceğinden, talep oluşturulmadan önce dosyaya özgü hukuki değerlendirme yaptırmak yerinde olacaktır.