Boşanma kararı kesinleştiğinde iş bitmez; asıl mali sonuç, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesiyle ortaya çıkar. Uygulamada birçok kişi, boşanma davasını sonuçlandırdıktan sonra tasfiyeyi ertelediği için ya delilini ya da sürenin sağladığı avantajı kaybeder. TMK, HMK ve aile mahkemelerine ilişkin düzenlemeler ekseninde, süre riskini azaltan bir çalışma sırası şöyledir.
Boşanma ile Tasfiyenin Ayrı Takvimleri
Mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiş sayılır; ancak tasfiye davası kural olarak boşanma kararı kesinleşmeden sonuçlandırılamaz. Bu ikili yapı, iki ayrı tarihin izlenmesini zorunlu kılar: rejimin sona erdiği tarih ve kararın kesinleştiği tarih. Değer hesabı birinci tarihe, sürenin işleyişi ise ikinci tarihe bağlıdır. Kesinleşme şerhli karar örneği alınır alınmaz dosyaya konulmalı ve takvime işlenmelidir.
Malvarlığı Fotoğrafını Zamanında Çekmek
- Tapu müdürlüğünden her iki eş adına kayıtlı taşınmazların ve terkin edilmiş kayıtların dökümü
- Trafik tescil kayıtları ve varsa satış sözleşmeleri
- Banka hesapları, yatırım hesapları ve bireysel emeklilik birikimlerinin rejimin sona erdiği tarihteki bakiyeleri
- Şirket ortaklıklarına ilişkin sicil kayıtları ve pay oranları
- Konut kredisi ödemelerinin hangi hesaptan yapıldığını gösteren ödeme planı ve dekontlar
Bu belgeler ne kadar geç istenirse, bankaların saklama süreleri nedeniyle geriye dönük dökümlere ulaşmak o kadar zorlaşır. Delil eksikliği çoğu zaman süre kaybının doğrudan sonucudur.
Kişisel Mal İddiasını Belgeye Bağlamak
Evlenmeden önce sahip olunan, miras yoluyla gelen veya karşılıksız kazanılan değerler kişisel mal sayılır. Bu iddiayı ileri süren tarafın elinde tarih taşıyan belge yoksa, malın edinilmiş sayılması gündeme gelir. Miras yoluyla gelen paranın konut alımında kullanıldığı hallerde, paranın hesaba giriş kaydı ile satış bedelinin ödendiği dekontun aynı zincir içinde gösterilmesi gerekir. Zincirin kopması, katkının ispatını fiilen imkânsız hale getirir.
Talep Nasıl Kurulmalı
Tasfiyede talep tek kalem değildir: katılma alacağı, değer artış payı ve varsa kişisel malın iadesi ayrı ayrı istenir. Değerlemenin bilirkişi incelemesiyle netleşeceği düşünülerek belirsiz alacak veya kısmi dava tercihinin gerekçelendirilmesi, rapor sonrası talebin artırılmasına imkân verir. Ayrıca karşı tarafın malvarlığını devretme ihtimaline karşı, dava açılırken tedbir talebinde bulunulması ileride tahsil sorununu azaltır.
Boşanmadan Doğan Diğer Taleplerle Çakışma
Maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası boşanma davasında istenmemişse, bu talepler için kanunda ayrı ve daha kısa bir süre öngörülmüştür; boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde dava açılması gerekir. Tasfiye hazırlığı yapılırken bu daha dar takvim gözden kaçarsa, mal rejimi davası zamanında açılsa bile diğer talepler düşer.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Evlilik süresi, rejim türü ve malvarlığının yapısı sonucu belirgin biçimde değiştirdiğinden, adım atmadan önce kendi dosyanız üzerinden hukuki görüş almanız tavsiye edilir.