Anlaşmalı boşanmada tarafları en çok zorlayan konu, duruşmada söylenenler değil protokole yazılmayanlardır. TMK ve HMK hükümleri ile aile mahkemelerinin kuruluşunu düzenleyen 4787 sayılı Kanun çerçevesinde bu rehber, mal rejimi tasfiyesinin protokoldeki yeri ve süre planı üzerine kuruludur.
Protokol Ne Zaman Bağlayıcı Hale Gelir
İmzalanmış bir protokol, mahkemece uygun bulunup hükme geçirilmedikçe tek başına sonuç doğurmaz. Hâkim, çocuğun üstün yararına ilişkin düzenlemeleri resen değerlendirir ve gerekli gördüğü değişikliği önerir; taraflar kabul etmezse anlaşmalı boşanma çekişmeli hale gelir. Bu nedenle protokol yazılırken, mahkemenin müdahale edebileceği alanlar ile tarafların serbestçe düzenleyebileceği alanlar ayrı ayrı düşünülmelidir.
Tasfiyeyi Protokole Yazmak mı, Ayrı Davaya Bırakmak mı
Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talep, boşanma hükmü kesinleşmeden karara bağlanamaz. Uygulamada iki yol izlenir: taraflar tasfiyeyi protokolde ayrıntılı biçimde düzenleyip karşılıklı ibra beyanı verir ya da tasfiyeyi tamamen ayrı bir davaya bırakır. Buradaki risk, kapsamı belirsiz genel bir feragat cümlesidir. Hangi taşınmazın, hangi banka hesabının, hangi şirket payının kapsamda olduğu tek tek gösterilmediğinde, sonradan açılan dava hem uzar hem de beklenmedik sonuç doğurur.
Görevli Mahkeme ve Yetki
Aile hukukundan doğan uyuşmazlıklar aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görev yapar. Yetki bakımından eşlerden birinin yerleşim yeri ya da son altı ayda birlikte oturdukları yer mahkemesi öne çıkar. Tasfiyeden doğan alacak talebinin icra takibine konu edilmesi hâlinde ise merci yeniden değişir. Aynı dosyanın farklı aşamalarında farklı kapıların çalınması gerektiği gözden kaçırılmamalıdır.
Kesinleşmeden Sonra İşleyen Süre
Boşanmanın kesinleşmesi yalnızca bir sonuç değil, yeni bir sürenin başlangıcıdır. Mal rejiminden doğan taleplerin tabi olduğu zamanaşımı bakımından uygulamada farklı görüşler bulunduğundan, en güvenli yaklaşım kesinleşmeyi izleyen dönemde beklemeden hareket etmektir. Kesinleşme şerhli kararın alınması, tapu ve banka kayıtlarının o tarihe göre çıkarılması ilk işlerdendir.
Protokolde Sık Görülen Boşluklar
- Tasfiye kapsamındaki malvarlığının tek tek sayılmaması
- Ödeme takviminin ve gecikme sonucunun yazılmaması
- Kredi borcu devam eden taşınmazda borcun kime ait olduğunun belirsiz kalması
- Nafaka artış ölçütünün somut bir ölçüye bağlanmaması
- Kişisel eşya ve ziynet iddialarının hiç ele alınmaması
Bu açıklamalar genel bilgi amaçlıdır. Evlilik süresi, edinim tarihleri ve malvarlığının niteliği sonucu değiştirebileceğinden, protokol imzalanmadan önce metnin bir hukukçu tarafından gözden geçirilmesi önerilir.