Boşanma sürecinin en hassas başlığı, çocuğun kiminle kalacağına dair velayet meselesidir. Türk Medeni Kanunu (TMK) velayeti düzenlerken, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ispat usulünü, 4787 sayılı Kanun ise aile mahkemelerinin yapısını belirler. Bu davada belirleyici ölçüt, tarafların değil çocuğun üstün yararıdır.
Mahkeme neye göre karar verir?
Velayet, ebeveynlerden hangisinin daha güçlü olduğuna değil, çocuğun sağlıklı gelişimine en uygun ortama göre belirlenir. Çocuğun yaşı, alışkanlıkları, eğitim düzeni ve duygusal bağları tartılır. Bu nedenle bir tarafın maddi üstünlüğü tek başına sonuç doğurmaz; bakım ve ilgi kapasitesi de değerlendirilir.
Velayette ağırlık taşıyan deliller
- Çocuğun günlük bakımını kimin üstlendiğini gösteren kayıtlar
- Okul, sağlık ve sosyal çevre bilgileri
- Uzman ve sosyal inceleme raporları
- Ebeveynin çocukla iletişimini yansıtan tanık beyanları
Sosyal inceleme raporunun ağırlığı
Aile mahkemesi çoğu zaman uzmanlar aracılığıyla ailenin ve çocuğun yaşam koşullarını inceletir. Bu rapor, çocuğun hangi ortamda kendini güvende hissettiğine dair önemli bir gösterge olur. Tarafların bu sürece hazırlıklı ve gerçekçi biçimde yaklaşması, dosyanın seyrini olumlu etkileyebilir. Belli yaşın üzerindeki çocuğun görüşünün alınması da tabloyu tamamlar.
Süreç boyunca yapılacaklar
- Çocuğun bakım geçmişini somut belgelerle ortaya koyun.
- Okul ve sağlık kayıtlarını düzenli biçimde toplayın.
- İnceleme sürecine sakin ve iş birliğine açık yaklaşın.
- Kişisel ilişki (görüşme) düzenine ilişkin talebinizi netleştirin.
Velayet uyuşmazlıkları duygusal olduğu kadar delile de dayanır. Buradaki genel anlatım yerine, kendi ailevi durumunuzu bir uzmana ayrıntılı biçimde aktarmanız çocuğun yararına daha isabetli sonuç doğurabilir.