Anlaşmalı boşanmanın kalbinde, tarafların üzerinde uzlaştığı bir protokol yer alır ve bu protokolün en tartışmalı başlığı çoğu zaman nafakadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde nafaka protokolünün nasıl kurulacağını inceliyoruz.
Nafaka Türlerini Ayırmak
Protokol yazılırken farklı nafaka türlerinin karıştırılmaması gerekir. Tedbir nafakası yargılama süresince, yoksulluk nafakası boşanma sonrası eş lehine, iştirak nafakası ise çocuğun bakım ve eğitim gideri için düzenlenir. Her biri farklı koşula ve değişebilirlik rejimine tabi olduğundan protokolde ayrı ayrı gösterilmelidir.
Protokolde Bulunması Gerekenler
- Nafaka türü, aylık tutarı ve ödeme günü
- Artış oranı ya da endeksleme yönteminin açıkça belirtilmesi
- Çocuk varsa velayet, kişisel ilişki (görüş) düzeni ve iştirak nafakası
- Mal paylaşımına ve varsa maddi-manevi taleplere ilişkin karşılıklı beyanlar
Hakimin Denetimi
Anlaşmalı boşanmada hakim protokolü olduğu gibi onaylamak zorunda değildir. Özellikle çocuğun üstün yararına ilişkin düzenlemeleri resen değerlendirir ve gerekirse müdahale eder. Bu nedenle protokol, çocuğun yararını gözeten dengeli bir metin olarak kurulmalıdır.
Sonradan Değişiklik
Koşullar önemli ölçüde değişirse, nafakanın artırılması veya azaltılması için sonradan dava açılabilir. Bu yüzden protokole yazılan tutarın gelecekteki gerçekliğe uyum sağlaması, artış mekanizmasının net olması önemlidir. Belirsiz bırakılan artış ifadeleri ileride yeni uyuşmazlık doğurabilir.
Aile Mahkemesinin Rolü
Bu uyuşmazlıklar 4787 sayılı Kanun uyarınca kurulan aile mahkemelerinde görülür. Aile mahkemesinin uzmanlık alanı, özellikle velayet ve kişisel ilişki konularında değerlendirmenin sağlıklı yapılmasına katkı sağlar.
Bu yazı genel bilgilendirme niteliğindedir. Gelir durumu ve çocuğun ihtiyaçları her ailede farklı olduğundan, protokolü imzalamadan önce hukuki değerlendirme almanız önerilir.