Miras bırakanın sağlığında yaptığı kazandırmalar nedeniyle saklı payı zedelenen mirasçı, çoğu zaman iki farklı ihtiyaçla aynı anda karşılaşır: hem payına yapılan müdahaleyi gidermek hem de tereke üzerindeki ortaklığa son vermek ister. Bu iki talep aynı dava değildir; görevli mahkemeleri, dayandıkları ispat araçları ve tabi oldukları süreler birbirinden ayrılır.
İki Ayrı Talep, İki Ayrı Görevli Mahkeme
Saklı payın ihlali nedeniyle açılan tenkis davası, kural olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür. Buna karşılık terekedeki ortaklığa son verilmesi amacıyla açılan ortaklığın giderilmesi davası sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır. Mirasın taksimi, miras sebebiyle istihkak ve muris muvazaasına dayalı tapu iptali talepleri de kendi içinde farklı nitelendirmelere tabidir. Talepleri tek dilekçede birleştirme eğilimi, görev yönünden ret kararıyla sonuçlanabilir ve bu sırada tenkis için işleyen süre bakımından telafisi güç bir durum doğabilir.
Yetki: Mirasbırakanın Son Yerleşim Yeri
Miras hukukundan doğan davalarda yetki, mirasçıların yaşadığı yere göre değil, mirasbırakanın son yerleşim yerine göre belirlenir. Mirasçıların farklı şehirlerde bulunması, taşınmazların başka illerde olması bu kuralı değiştirmez; ancak ortaklığın giderilmesi bakımından taşınmazın bulunduğu yer kuralı ayrıca gözetilir. Yetki tespitinde hata yapılması, tanık ve bilirkişi süreçlerinin baştan tekrarlanmasına yol açar.
Saklı Payın Zedelendiğini Neyle İspatlarsınız?
Tenkis talebinin temeli hesaptır. Terekenin ölüm anındaki durumu, sağlararası kazandırmaların değeri ve saklı pay oranları birlikte değerlendirilir. Bu hesabı mümkün kılan belgeler şunlardır:
- Tapu müdürlüğünden alınacak, mirasbırakan adına kayıtlı ve devredilmiş taşınmazların tam listesi
- Devir tarihlerindeki resmi senetler ve varsa satış bedeli kayıtları
- Banka hesap hareketleri, ölüm tarihine yakın dönemdeki para transferleri
- Vasiyetname, ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi ölüme bağlı tasarruf metinleri
- Mirasbırakanın sağlık durumuna ilişkin kayıtlar (ehliyet tartışması varsa)
Bu belgeler toplanmadan açılan davada bilirkişi hesabı eksik veriyle yapılır ve saklı pay ihlali görünür hâle gelmez.
Süre: Bir Yıl ve On Yıl
Tenkis davası, saklı pay sahibinin payının zedelendiğini öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılmasının üzerinden on yıl geçmekle dava hakkı düşer. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olduğundan hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir; "öğrenme" anının ne zaman gerçekleştiği ise ayrı bir ispat konusudur. Bu nedenle tapu kaydının ne zaman görüldüğü, veraset ilamının ne zaman alındığı gibi tarihlerin belgelenmesi önem taşır.
Sıralamayı Yanlış Kurmanın Bedeli
- Önce mirasçılık belgesi alınır, mirasçı çevresi netleştirilir.
- Tereke ve sağlararası devirler tek bir tabloda toplanır.
- Saklı pay ihlali ihtimali varsa öncelikle tenkis süresi takvime işlenir.
- Ortaklığın giderilmesi talebi ayrı dosya olarak planlanır.
- Muvazaa iddiası varsa hangi davanın bekletici mesele olacağı değerlendirilir.
Buradaki bilgiler genel çerçeve sunar; her terekenin yapısı ve yapılan kazandırmaların niteliği farklı sonuçlar doğurur. Süreler kısa olduğundan, öğrenme tarihini takip eden ilk haftalarda bir avukatla belge envanteri çıkarmanız önerilir.