Mirasın reddi, duygusal bir karar gibi görünse de tamamen takvim ve belge üzerine kurulu bir işlemdir. TMK ekseninde tanınan üç aylık süre içinde hareket edilmediğinde miras kayıtsız şartsız kabul edilmiş sayılır ve terekedeki borçlar mirasçıyı doğrudan etkiler. Bu nedenle asıl mesele süreyi kaçırmamak kadar, süre dolmadan doğru bilgiyle karar vermektir.
Karar Vermeden Önce Terekenin Fotoğrafını Çekin
Mirasçı çoğu zaman yalnızca bilinen bir taşınmazı veya bir banka hesabını görerek karar verir. Oysa terekenin gerçek görüntüsü için aktif ve pasif birlikte çıkarılmalıdır. Tapu kayıtları, araç kayıtları, banka hesap dökümleri, ortaklık payları ile birlikte; kredi borçları, kefaletler, icra dosyaları, vergi ve prim borçları da araştırılmalıdır. Terekenin borca batık olup olmadığı ancak bu iki tablo yan yana konduğunda anlaşılır.
Üç Aylık Süre Ne Zaman İşlemeye Başlar
Sürenin başlangıcı her mirasçı için aynı gün olmayabilir. Yasal mirasçılar bakımından mirasçı olduğunun ve ölümün öğrenildiği an, atanmış mirasçılar bakımından ise tasarrufun bildirildiği an belirleyicidir. Yurt dışında bulunma, ölümden geç haberdar olma veya sonradan mirasçı sıfatının ortaya çıkması gibi hâllerde bu tarihin belgeyle gösterilmesi gerekir. Nüfus kaydı, tebligat evrakı ve yazışmalar bu noktada dosyanın omurgasıdır.
Zımnen Kabul Sayılan Davranışlardan Kaçının
- Terekeye ait paranın kullanılması veya hesaptan çekim yapılması
- Miras bırakana ait taşınırların satılması, devredilmesi ya da paylaşılması
- Kira gelirlerinin tahsil edilip mirasçı adına kullanılması
- Terekeye ilişkin alacaklar için mirasçı sıfatıyla takip başlatılması
- Olağan cenaze işleri dışında kalan tasarruflarla malvarlığına el atılması
Bu davranışlar, ret beyanı verilmiş olsa dahi kabul iradesi olarak yorumlanabilir. Karar netleşene kadar terekeye dokunmamak en güvenli tutumdur.
Ret, Devir ve Hükmen Ret Arasındaki Fark
Ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, miras hükmen reddedilmiş sayılır ve bu durum ayrı bir tespit davasına konu olabilir. Bunun yanında terekenin resmi defterinin tutulmasını istemek, karar vermeden önce görüş açısını genişletir. Hangi yolun seçileceği, borcun büyüklüğü ve belgelenebilirliğine göre değişir.
Mirasçılar Arasında Anlaşma mı, Dava mı
Paylaşım konusunda mirasçılar arasında sağlanan mutabakat süreci kısaltır; ancak reddedilmemiş bir mirasta yapılan paylaşım, borçlardan sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Bir mirasçının reddi, payın diğer mirasçılara veya alt soya geçmesi sonucunu doğurabilir. Bu nedenle aile içinde alınan karar, tüm mirasçıları kapsayacak şekilde ve HMK usulüne uygun biçimde kayda geçirilmelidir.
Buradaki bilgiler genel niteliktedir ve her tereke kendi içinde farklı sonuç doğurur. Süre kısa ve telafisi güç olduğundan, ölümü izleyen ilk günlerde borç araştırmasını başlatıp bir hukukçudan destek almanız önerilir.