İçeriğe geç
AC

Reddi Miras ile Mahfuz Pay Arasındaki Çizgi: Hangi Talep Hangi Mahkemeye

9 Haziran 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 78 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

Miras bırakanın ölümüyle açılan tereke etrafındaki taleplerin neredeyse tamamı süreye bağlıdır ve her biri farklı bir mahkemede görülür. Mirasın reddi ile saklı payın korunması, sık sık aynı dilekçede birleştirilmeye çalışılır; oysa bunlar hem hukuki nitelik hem de görevli mercii bakımından ayrı yollardır. Bu rehber TMK ve HMK ekseninde bu iki yolu birbirinden ayırmayı amaçlar.

Mirasın Reddi: Beyan Usulüne Tabi Bir İşlem

Yasal mirasçılar mirası gerçek reddedebilir. Bu bir dava değil, sulh hukuk mahkemesine yöneltilen sözlü ya da yazılı bir beyandır ve yasada öngörülen üç aylık süre içinde yapılmalıdır. Sürenin başlangıcı yasal mirasçılar bakımından ölümün öğrenilmesi, atanmış mirasçılar bakımından ise atamanın kendilerine bildirilmesi anına bağlıdır. Terekenin borca batık olduğu açıksa mirasın hükmen reddi gündeme gelir ve bu, alacaklıya karşı açılan bir tespit davası biçiminde yürür. Mirasçının terekeye sahiplenme anlamına gelecek işlemler yapması ret hakkını düşürebileceğinden, süre içinde tereke mallarına dokunmamak pratikte belirleyicidir.

Saklı Pay: Tenkis Davasının Kendi Rejimi

Miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufları ya da sağlığında yaptığı bazı kazandırmalar, altsoyun ve eşin saklı payını aşıyorsa tenkis talebi doğar. Bu talep sulh hukuka yapılan bir beyanla değil, asliye hukuk mahkemesinde açılan bir davayla ileri sürülür. Yetki bakımından miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesi öne çıkar. Tenkis, saklı payın ihlal edildiğinin öğrenilmesine bağlı bir süreye tabidir; bu nedenle vasiyetnamenin açılıp okunduğu tarih ve tapu kayıtlarının incelendiği tarih dosyada mutlaka belgelenmelidir.

İki Yolu Karıştırmanın Sonuçları

  • Mirası reddeden mirasçı, kural olarak saklı payına dayanan talebini de kaybeder; sıralama yanlış kurulduğunda geri dönüş güçleşir.
  • Tenkis talebini sulh hukuka yöneltmek görevsizlikle sonuçlanır ve arada süre işlemeye devam eder.
  • Muris muvazaası iddiası ile tenkis talebi farklı hukuki sebeplerdir; ikisinin terditli kurulmaması hak kaybı yaratabilir.
  • Tereke tespiti ve terekenin korunması talepleri ayrı bir kalemdir; bunlar tenkis davasının yerine geçmez.

İlk Otuz Günde Yapılacaklar

  1. Ölüm tarihini ve öğrenme tarihini ayrı ayrı belgeleyin; ret süresi bu ikincisine bağlıdır.
  2. Mirasçılık belgesini alıp mirasçı çevresini ve pay oranlarını netleştirin.
  3. Tapu, banka ve araç kayıtlarıyla borç kayıtlarını karşılaştırıp terekenin borca batık olup olmadığını değerlendirin.
  4. Vasiyetname varsa açılma ve tebliğ tarihlerini takvime işleyin.
  5. Ret mi yoksa saklı pay talebi mi öncelikli, bu tercihi süre dolmadan yazılı olarak kararlaştırın.

Bilgilendirme

Yukarıdaki açıklamalar genel çerçeveyi anlatır. Tereke bileşimi, kazandırmaların tarihi ve mirasçıların tutumu sonucu değiştirebileceğinden, süre dolmadan önce dosyanıza özel bir hukuki görüş almanız önemlidir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla