Ticari hayatın vazgeçilmez ödeme ve kredi araçları olan çek ve senet, ödenmediklerinde alacaklıya hızlı takip imkânı verir. Ancak taraflar arasındaki asıl sözleşmede bir tahkim şartı bulunması, uyuşmazlığın nereye taşınacağı sorusunu karmaşıklaştırabilir.
Kambiyo Senetlerinin Ayrı Dünyası
Çek ve bono, kendine özgü sıkı şekil şartlarına tabi kambiyo senetleridir. Bu senetler, düzenlendikleri temel ilişkiden bağımsız olarak soyut bir borç doğurur. Bu özellik, alacaklıya kambiyo senetlerine özgü icra takibi yoluyla hızlı hareket etme imkânı verir; borçlunun itiraz alanı ise dar tutulmuştur.
Tahkim Şartı Senedi Etkiler mi?
Temel sözleşmede tahkim öngörülmüş olması, senedin kambiyo vasfını ortadan kaldırmaz. Kambiyo takibi ile tahkim yargısı farklı düzlemlerde işleyebilir. Bu nedenle alacaklının hangi yolu tercih edeceği, elindeki belgenin niteliğine ve talep ettiği sonuca göre değişir. İki yolun kesişimi, uygulamada dikkatli bir değerlendirme gerektirir.
Değerlendirilecek Noktalar
- Senedin şekil şartlarını taşıyıp taşımadığı
- Tahkim şartının kapsamına senetten doğan uyuşmazlığın girip girmediği
- Takibe itiraz hâlinde hangi merciin devreye gireceği
Borçlunun İtiraz İmkânları
Borçlu, imzaya veya borca itiraz edebilir; ancak kambiyo takibinde itirazın takibi kendiliğinden durdurmadığı unutulmamalıdır. Bu nedenle borçlu, hem icra mahkemesindeki yolu hem de temel ilişkiye dayanan savunmasını birlikte kurgulamalıdır.
Görev ve Yetki
Ticari nitelikteki bu uyuşmazlıklarda TTK ve 6102 sayılı düzenleme çerçevesinde çoğunlukla asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Tahkim yolunun geçerli biçimde kararlaştırıldığı hâllerde ise uyuşmazlığın esası hakem önüne taşınabilir.
Çek ve senet uyuşmazlıklarında takip yolu ile tahkim arasındaki tercih sonucu doğrudan etkiler; harekete geçmeden önce belgenizin niteliğini bir hukukçuyla değerlendirmeniz yerinde olur.