Ticari sözleşmelerde taraflar, ileride çıkabilecek uyuşmazlıkta hangi delillerin geçerli sayılacağını önceden kararlaştırabilir. Delil sözleşmesi, bu iradenin sözleşme metnine yazılı bir kayıt olarak yerleştirilmesidir ve TTK ile TBK kapsamındaki tacirler arası ilişkilerde ispat yükünü baştan şekillendirir.
Delil Sözleşmesi Ne İşe Yarar?
Bir sözleşmeye "taraflar arasındaki bildirimler yalnızca e-posta ve ticari defter kayıtlarıyla ispatlanır" gibi bir kayıt konulduğunda, sonradan tanık beyanı gibi başka delillere dayanmak zorlaşır. Böylece ihtilaf çıktığında ispatın çerçevesi netleşir ve tarafların hangi belgeyi saklaması gerektiği baştan bellidir.
Geçerli Bir Kayıt İçin Dikkat Edilecekler
- Kayıt, belirli bir uyuşmazlığa değil sözleşmenin tümüne değgin ve anlaşılır olmalıdır.
- Bir tarafı tümüyle ispat imkânından yoksun bırakan aşırı kayıtlar tartışmaya açıktır.
- Elektronik yazışmaların delil değeri için gönderim ve teslim kayıtları saklanmalıdır.
- Ticari defter ve kayıtların 6102 sayılı Kanun çerçevesinde usulüne uygun tutulması gerekir.
Sözleşme Aşamasında Kurgu
Delil sözleşmesi, imza öncesi müzakerede en çok ihmal edilen maddedir. Oysa teslim, ayıp bildirimi, temerrüt gibi kritik anların hangi belgeyle kanıtlanacağı bu maddeyle bağlanır. Tacirler arasında ihtar ve bildirimlerin şekli TTK'nın öngördüğü usullere uygun tutulduğunda, sonradan "haberim olmadı" savunması etkisizleşir.
Uyuşmazlık Çıktığında
Dava veya tahkim aşamasında karşı taraf delil sözleşmesinin geçersizliğini ileri sürebilir. Bu nedenle metin, orantılı ve karşılıklı olacak biçimde kaleme alınmalı; yalnız bir tarafın lehine kurulmuş izlenimi vermemelidir. TBK'nın dürüstlük kuralına aykırı düşecek kayıtların akıbeti belirsizdir.
Sonuç
Delil sözleşmesi, iyi yazıldığında ispat sürecini kısaltan sessiz bir güvencedir. Ancak her ticari ilişkinin dengesi farklıdır; bu kısa değerlendirme genel bilgilendirme niteliğindedir ve somut sözleşmenizin şartlarına göre bir hukukçuyla birlikte gözden geçirilmesi yerinde olur.