Şirket içi uyuşmazlık, ortaklar arasında kâr dağıtımı, yönetim, genel kurul kararları veya pay devri gibi konularda ortaya çıkar. Bu ilişkiler Türk Ticaret Kanunu ile düzenlenir; taraflar arasındaki ispat rejimi ise Türk Borçlar Kanunu ve usul hukuku çerçevesinde şekillenir. Delil sözleşmesi, bu ispat rejimini önceden belirleyen güçlü bir araçtır.
Delil Sözleşmesi Nedir
Taraflar, aralarındaki uyuşmazlıkta hangi delillerin geçerli sayılacağını ya da belirli bir vakıanın yalnızca belirli delille ispatlanacağını sözleşmeyle kararlaştırabilir. Ortaklık veya pay sahipleri sözleşmesine konulan böyle bir hüküm, ileride çıkacak ihtilafta ispat tartışmasını sınırlayarak öngörülebilirlik sağlar.
Şirket İhtilaflarında Sık Görülen Konular
- Genel kurul kararlarının iptali veya butlanı iddiaları
- Yönetici sorumluluğu ve şirket zararının tazmini
- Pay devri, önalım ve ortaklıktan çıkarma anlaşmazlıkları
Delil Sözleşmesinin Sınırları
Delil sözleşmesi mutlak değildir; kesin delil doğuran hâllere ve emredici usul kurallarına aykırı olamaz. Ayrıca bir tarafı savunmasız bırakacak veya hakkın özünü ortadan kaldıracak biçimde kurgulanamaz. Bu nedenle hükmün kapsamı dikkatle sınırlanmalıdır.
İhtilaf Çıkınca İzlenecek Sıra
- Sözleşme ve şirket defter kayıtları birlikte incelenir.
- Delil sözleşmesi hükmünün somut ihtilafa uygulanıp uygulanmadığı belirlenir.
- Genel kurul ve yönetim kararlarına ilişkin süreler kontrol edilir.
- Dava veya tahkim yolundan hangisinin öngörüldüğü saptanır.
Sonuç
Şirket içi ihtilaflarda ispatı önceden kurgulamak, uyuşmazlık çıktığında büyük avantaj sağlar; her ortaklık yapısı ve sözleşmesi farklıdır. Somut olayda ticaret ve şirketler hukuku alanında çalışan bir hukukçudan görüş almak yerinde olur.